Benim Annem Güzel Annem

Bugün Anneler Günü. Hoş aslında her Allah’ın günü Anneler Günü olması lazım. Çünkü kim ne derse desin annenin hakkı asla ödenmez. Ne demişler “Anneni sırtında 7 sefer Hacc’a bile götürsen hakkını ödeyemezsin”. Evet gerçekten öyle.

Bazen düşünüyorum şu hayatta annem olmasaydı ne yapardım acaba diye. Sorunun cevabını bulamıyorum. Bu durumumda olur muydum, bu eğitim düzeyine ulaşır mıydım, onları da geçtim bu yaşımı görebilir miydim acaba diye sorduğum oluyor kendime. Sonra anlıyorum ki annemin hakkını asla ödeyemem!

Ayağının altına Cennet serilen analarımızın hepsinin Anneler Günü kutlu olsun… Benim annem yanımda değil sarılıp öpemiyorum, koklayamıyorum, yanında olanlar benim yerime de ellerinden yanaklarından öpsünler annelerinin. (Çok duygulu yazdım be)

Yorum Yok

TFD İzmir Toplantısında FÖP Olarak Yeraldık!

Hemen belirteyim ki TFD, Türkiye Fizyoterapistler Derneği’dir. TFD’nin İzmir’de 9 Mayıs’ta yaptığı toplantının sonunda Fizyoterapi Öğrencileri Platformu olarak bir sunum gerçekleştirdik ve hocalarımıza oluşumumuzun amaçlarını, nedenlerini, yapacağımız etkinlikleri anlattık.

TFD toplantısının sonrasında hocalarımız değerli vakitlerini ayırıp bizi dinlediler. Birleşme Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nda gerçekleşti. FÖP başkanı Metehan, ben ve Vedat (Dokuz Eylül) bir de Sümeyye (Muğla) toplantıya öğrenci temsilcileri olarak katıldık. Sunumu Metehan yaptı ve amacına ulaşan bir sunum oldu.

Sunum sonrasında dernek başkanımız Prof. Dr. Yavuz Yakut bu denli geniş bir oluşum beklemediklerini dile getirdi. Diğer dernek yönetim kurulu üyeleri de aynı görüşleri paylaştılar. Yavuz Bey bize her türlü konuda destek olacaklarını açıkladı. Oluşumumuzun yasal bir çerçeveye oturabilmesi için bizzat dernek avukatıyla görüşeceğini de sözlerine ekledi.

Toplantı benim için FÖP tanıtımından ziyade manevi bir önem arzediyordu. Zira eski hocalarım olan Prof. Dr. Yavuz Yakut ve Prof. Dr. Fatma Uygur hocalarımın karşısında ben de bir iki soruyu yanıtladım. Toplantı sonrasında hepsiyle tek tek görüştüm. Fatma hoca beni bir yerden çıkaracağını söyledi. Ben de ona “Hocam 2001-2003 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nden eski öğrencinizim” dedim. Adımı unutmamış sen Volkan’sın değil mi diye sordu. Benim için gurur verici birşey bu.

Kendi okul hocalarım ve derneğimizin çeşitli illerdeki temsilcilerinden böylesine bir ilgi görmek bizi çok mutlu etti. İleride inşallah FÖP daha geniş açılımla hem dernek yönetimiyle hem de öğrenci arkadaşlarımızla birlikte olacak.

Bu oluşumun içinde ve bizzat böylesine miladi bir gününde yer aldığım için çok mutluyum. İleride geçmişe baktığımda FÖP artık kemikleşmiş bir yapı olacak ve ben bu yapının oluşumuna katkıda bulunduğum için kendimle gurur duyacağım.

Yorum Yok

Klavyemi Temizleme İşkencesine Maruz Kaldım!

Abi belki aldığımdan bu yana bu klavyeyi temizlememişimdir. Son bir iki gündür klavyede yazı yazarken acayip zorlanmaya başladım. Zira tuşlara normal zamanlarda bastığımdan daha hızlı basıyorum ama yavaş yazıyorum. Düşündüm taşındım hatta oturup adamakıllı birşeyler yazmaya başladım. Baktım ki tuşlarda bana karşı bir kuvvet var daha doğrusu parmaklarım her zamankinden daha fazla güç harcıyor bir harfe basmak için.

Benim o an jeton düştü tabi. Bu klavyenin temizlenmesi gerekiyor oğlum! Bu zorlu görev için bütün bir öğleden sonramı ayırmam gerektiğini düşündüm. Eve gelip ilk iş e-postalarımı, rss okuyucumu falan kontrol ettikten sonra bilgisayarı kapatmak oldu. Kapatıp klavyeyi aldım elime, bir güzel tuşları çıkardım yerinden. Aman ne çile Ya Rab!

Tuşları çıkardıkça klavyenin altından bir pislik deryası çıkıyordu. Klavyenin tüm tuşlarını çıkardıktan sonra gördüğüm manzarayı size yansıtmak isterdim. Resmen içi geçmiş klavyemin :)

Velhasılı iki saat uğraştım temizledim. Sonra tabi tuşları tekrar yerine takmak icab etti. Ulan F klavye olsa tamam anında takarım ama gelin görün ki bilgisayarı benim haricimde 2 kişi daha kullanıyor ve takdir edersiniz ki q klavye kullanıyorlar. Ben de yapabildiğim kadar tuşu taktım ve sonra benim eski emektar klavyeden yardım alarak diğer tuşları taktım. Şimdi gıcır gıcır çalışıyor ama yeni bir klavye almamın zamanı da geldi.

Yeni klavye alınca artık F klavye’de uçarım ben bu halimle bile böyle yazıyorsam ohooooo… varın gerisini siz düşünün artık. :) Sizi seviyorum canlar…

3 Yorum

volkank.com’da v4 hazırlığı…

Arkadaşlar, sevgili dostlar, sitemin uzun süreden bu yana minimal tasarıma sahip olan v3 konseptini izlemektesiniz. Bu durumdan ben de dahil olmak üzere birçok insan sıkıldı veya bana öyle geliyor. Bu duruma binaen ben de sitemin yeni versiyonunu hazırlamak üzere harekete geçtim. Yeni versiyon hakkında birkaç ipucu vermek gerekirse bayağı “gri” bir tasarım olacak. Tabi içinde değişik renkler ve öğelerde barındıracak ama ben gri olmasını tercih ettim.

Bu yeni tasarım için çok uğraşacağımı biliyorum zira Ajax ve Css’nin tüm nimetlerinden yararlanmayı düşünüyorum. Eğer yapabilirsem bu aralar bir de siteyi Wordpress’in son sürümüne yükseltmeyi düşünüyorum. Hoş bu aralar pek boş vaktim yok ama en azından kendi sitem için bunları yapmam gerekiyor.

Akşam eve gidince ilk işim yeniden çalışmaya başlamak olacak. Bakalım volkank.com v4′ü beğenecek misiniz. :)

2 Yorum

670 Maceraları Volx: Bütün Küfürlerim Sana!

Arkadaş sabahın köründe dersim var, o yüzden ders başlangıç saatinden 2 saat önce uykudan kalktım. Sabah 7′de evden çıktım. 07:12′de duraktaydım. Tamı tamına yarım saat 670 bekledim. En sonunda geldi, tabi 670 gelene kadar tüm geçen otobüslere küfür ettim. 670′e de küfür ettim. Sabahları zaten çok sinirli oluyorum bir de üzerine bu vasıta böyle yapınca iyice deliriyorum.

Gelen araba bomboştu. Belli ki gelen 670′e yolda birşeyler olmuş ki bu boş arabayı göndermişler. Velhasılı bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Derken otobüsün kapıları bozulmasın mı! Haydaaa, lan şoför bir duruyor bir bakıyor sağa sola, kabinin altındaki zımbırtıları kontrol ediyor yok! Olmuyor olmuyor. Derken bütün kapılar açık gitti otobüs bir süre. Sonra baktı ki olmuyor, millet durağa gelmeden atlıyor otobüsten, herkesi indirdi. Arkadan gelen otobüse bindik. Tabi ben 08:45′te başlayacak olan derse geç kaldım.

Bugün bütün küfürlerimi 670′e ettim… Allah’ım bu kadar mı zor 2 tane fazla sefer koymak ya bu kadar mı? 515, 514 hele ki 70 beş dakiya bir geçiyor. Amma bizim otobüsten ses seda yok. Ulan bak hala aklıma geldikçe…

Yorum Yok

Pages (43): [1] 2 3 4 » ... Last »