Nisan, 2007 Arşivleri
Klavyede ne kadar hızlısınız?
Hiç klavyede ne kadar hızlı olduğunuzu başka insanlara bakarak kıyaslama ihtiyacı hissettiniz mi? Ya da bunu bir oyun şeklinde düşündünüz mü? Belki evet belki hayır. Ben düşündüm ve bundan birkaç yıl önce az sonra tanıtacağım oyunu buldum. Daha doğrusu bir sitede bu linke rastlamıştım. O günden bu yana oyunda pekçok değişiklik oldu ama oyunun mantığı aynı kaldı. Oyunumuzun adı: Letters. Bu flash oyunda amaç gelen harfleri görüp klavyede tıklayarak mümkün olduğunca çok puan toplamak. Harflerin hızı oyunun başında yavaş ama daha sonra siz harfleri tıklayıp oyun ilerledikçe harflerinde hızı artıyor. Ben bu oyunda en fazla 3800 civarı bir puan yaptım. (sanırım 3838 gibi birşeydi) Bu skorunda üstüne çıkamadım ama oyun gerçekten çok ama çok zevkli. Son 24 saat, 7 gün, 30 gün istatistikleri tutuluyor. Çok yüksek bir puan yaparsanız listede adınızın yazması kuvvetle muhtemel. Oyuna başlamadan önce adınızı yazıyorsunuz ve daha sonra “harfleri öldürmeye” başlıyorsunuz. (Oyunun kelimeleri öldürdüğünüz versiyonu da var ancak kelimeler tahmin ettiğiniz gibi İngilizce.) Adresi aşağıda yazıyorum. İyi eğlenceler.
7 Yorum12. İzmir Kitap Fuarı’ndaydım
Evet bu güzel Cumartesi gününü arkadaşlarımızla 12. İzmir Kitap Fuarı’na giderek geçirdik. Gerçekten kitap fuarları benim için çok özel. Kitapların içine gömülmek ve yeni çıkan kitapları görebilmek. Bazen de tanıdığımız yazarlarla vakit geçirmek hoşuma gidiyor. Bu fuarda güzeldi, katılım bayağı bir fazlaydı. Geçen hafta gidebilmeyi çok isterdim. Leman dergisinin yazarları gelmişti ama yetişemedik. Olsun Fuar’da bulunmak bile güzeldi benim için. Keşke biraz param olsaydı. Birkaç tane istediğim kitap vardı onları alabilirdim ama olsun bir daha ki fuara daha hazırlıklı gideceğim. (İnşallah)
Yorum YokHarikasın Dokuz Eylül!
Efendim Dokuz Eylül Üniversitesi yine yapacağını yaptı bana. Ben bu sene intibakta okuyorum. Biraz açmam gerekirse daha önce Hacettepe Üniversitesinde iki yıllık bir bölüm bitirdim ve Dikey Geçiş Sınavı ile bölümümün üstü olan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonu Dokuz Eylül’de kazandım. Zaten istediğim bir bölüm ve üniversiteydi buraya kadar birşey yok. Ancak ben bu sene bir ders dahi bırarıksam atılıyorum, evet yanlış okumuyorsunuz bu sene bir tek dersten dahi kalırsam okuldan atılıyorum. Ben bunun bu yıl için geçerli olduğunu düşünüp vira vira ders çalışmaya bile başladım. Ama İkinci sınıfımda da geçerliymiş! Düşünün iki sene boyunca ders bırakmama korkusuyla yaşayacağım ve ilk dönem yaşayıp aslında hiç iyi birşey olmadığını, sadece saçlarıma biraz daha aklar düşürdüğünü söyleyebilirim. Bunun bana yaşattığı stresi hayatımda hiçbir kimse ve hiçbir şey yaşatmamıştı. Bu stresli zamanlara seneye de devam edeceğiz. Hee unutmadan ikinci bir gol, ben bir ve ikinci sınıflarda “intibakta” göründüğü için Yatay Geçiş’te yapamıyorum. Önce hazırlık okuduk, dedik ulan bir sene boyunca iki sınıf dersi alırız sonra 3′ten başlarız, onu da yapmadılar. Tek tek, sene sene okutup çürütüyolar. Bende insanım ya!
7 YorumDergi Heyecanı
Evet bir dergi heyecanı yaşıyorum bu aralar. Dergimania.com adresinde hizmet verecek online dergi için bundan bir iki hafta önce yazarlık teklifi aldım ve seve seve kabul ettim. Dergi birçok konuda özgün bir içeriğin bulunacağı hoş bir formatta olacak. Şimdiden Ceyhun Aksan, Türker Abi gibi isimlerin orada olduğunu söyleyebilirim. Ben Teknoloji bölümünde Teknolog isimli köşenin yazarıyım ve yazımı çoktan derginin editörü Dinçer kardeşime teslim ettim. Dergimiz mayıs ayında yayın hayatına başlayacak. Son bir iki rötuştan sonra dergimizi yayında bulabilirsiniz. İlerleyen günlerde bende dergimizle ilgili yazılarımı yazacağım. Derginin yazısıydı, kişisel bilgilerdi fotoğraftı derken hoş bir dergi heyecanı sardı beni de. Çok iyi olacağını düşünüyorum bu derginin. Hem benim için hem de web kullanıcısı için. Bu arada bir dedikodu vereyim, dergimizde ünlü isimlerle yapılacak olan röportajlarda yer alacak. Mayıs ayını bekleyin arkadaşlar bomba gibi geliyoruz…
3 YorumGoogle Bize Logo Yapsana Başardı!

Evet bugün 23 Nisan, öncelikle tüm Türk Ulusunun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun diyorum. Hemen akabinde başlığımda gördüğünüz üzere başka birşeyden bahsetmek istiyorum. Google Bize Logo Yapsana diye başlayan ve aslında kimsenin pek olacağına ihtimal vermediği bu akımda bizden, içimizden insanlar Google’a kendi ulusal özelliklerimizi simgeleyen logolar yayınlatmayı başardık. Ne mutlu bize ki koskoca Google aslında Atamızın tüm dünya çocuklarına ithaf ettiği bu mutlu günde “BİZİM” yaptığımız bir logoyu anasayfasında bir günlüğüne bile olsa yayınlama kararı aldı. İyi ki de aldı. Görünce o kadar mutlu oldum ki anlatamam. Bazen böyle şeylerin daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Gelişmenin yankıları hala devam ediyor, buradan takip edebilirsiniz. Onları tekrar alkışlamak için bir yorumunuz ve bir ziyaretinizi esirgemeyin.
1 Yorum