Haziran, 2007 Arşivleri

Stephen King Uykusuzluk ve Mahşer

Uzun süre önce (bu sınav maratonuna girmeden, yaklaşık bir ay önce kadar) bu iki kitabını okudum Stephen King’in. Bana kalırsa o zaman yapmam gereken en iyi şeyi yaptım. Öncelikle Uykusuzluk’u okudum. Kitabın ismi gibi bir uykusuzluk hikayesi anlatılıyor. Ralph Roberts’ın karısını kaybettikten sonra yaşadığı uykusuzluk ve yaşlılık günleri çok iyi anlatılıyor. Tabi bu uykusuzluğun arkasında Stephen King’e özgü şeyler var. Kitabı okumayan ve ileride okumayı düşünen arkadaşlar için diyebilirim ki, üstadın okuduğum en iyi kurguya sahip kitaplarından biriydi. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Özellikle uykusuzluğun ileri zamanlarında Ralph Roberts’ın insanların “halelerini” görmeleri ve boyutlar arasında yolculuk etmesi kendisini bir süre “deli” hissetmesine yol açıyor. Ancak bu yaşadığı şeylerin delilik ya da yaşlılıktan ileri gelmediğini ve ulvi bir amaç için uykusuz bırakıldığını anlıyor. Kurgusu ve akışıyla okuduğum hoş bir kitaptı. 645 sayfalık kitabı o zaman 3-4 gün içinde okumuştum. (İyi ki de okumuşum)

Mahşer kitabına gelince, Uykusuzluk’tan sonra hemen hiç ara vermediğim bir Stephen King kitabıydı. Uykusuzlukla karşılaştırmam çok yanlış olur ancak bu kitabı Uykusuzluktan sonra okuduğum için kendi kendime sürekli kitabın bazı bölümlerini karşılaştırma ihtiyacı hissettim. Kurgu ve işleyiş bakımından biraz daha az özelliğe sahip Mahşer kitabı dünyada yayılan bir salgın hastalık sonucu Amerika’da kalan insanların mücadelesini anlatıyor. Tabi bu göründüğü gibi bir mücadele değil. Kötü ve şeytansı karakter Randall Flagg’a karşı birleşen iyi insanların hikayesini okuyoruz. Düşünsenize Dünya’da bir salgın hastalık oluyor ve tanıdığınız bildiğiniz herkes bir iki gün içinde ölüyor ve Dünya’da bir avuç insan kalıyor. Kalanlar nasıl ölmüyorlar diyeceksiniz, onların vücutlarında bilinmeyen bir nedenden dolayı yayılan virüse karşı bir bağışıklık var. Kalan insanların Randall Flagg veya Yüzü olmayan o adama karşı verdikleri mücadele ve aralarındaki maceralar gerçekten okunmaya değer. Bu kitabın filmi de varmış duyduğum kadarıyla. İnşallah birgün bulursam seyredeceğim.

Uykusuzluk ve Mahşer, Stephen King bölümüne eklediğim iki hoş kitaptı. Okumayanlara yüksek öncelikle Uykusuzluk’u tavsiye ediyorum. Okuyunca bana hak vereceksiniz.

6 Yorum

« Önceki Sayfa