volkanK.com » 2007 » AÄŸustos

AÄŸustos, 2007 ArÅŸivleri

Doktor Olmak Kolay DeÄŸildir!

ArkadaÅŸlar sizlere ÅŸimdi aktaracağım olay tamamen gerçektir. Hacettepe Üniversitesi İhsan DoÄŸramacı Çocuk Hastanesi’nde (Acil Serviste) görev yapan kız arkadaşım (yok yok herÅŸeyim) anlattı. Bende sizlerle paylaÅŸmak istedim. Lafı çok uzatmak istemiyorum, buyrun…

Günlerden birgün Acil Servis’e 16 yaşında bir erkek hasta gelir. Kalp krizi sonucu hastaneye getirilmiÅŸtir. Acil Servis’te görev yapan doktor hastaya müdahale eder. (Söz konusu doktorun adını vermek istemiyorum, anlayışla karşılayacağınızı ümit ederim) Tamı tamına 30 dakika kalp masajı yapar genç hastasına. Elektro ÅŸok ve kalp masajı yapılırken hastaya yakınları dışarıda feryat figan içindedir. Hastasına bir yandan kalp masajı yaparken bir yandan da “nolur dön, hadi, nolur dön” diye sayıklamaktadır. SöylediÄŸim gibi hastasını döndürmek için 30 dakika uÄŸraşır. Ancak Allah’ın takdiri hastayı kaybederler. Doktor ve hemÅŸireler tarafından ölüm saati alınır, raporu yazılır. Bu iÅŸlemler yapılırken O bir köşeye geçip hıçkıra hıçkıra aÄŸlamaktadır. Dilinden ÅŸu sözler dökülür. “Ben bu mesleÄŸi yapmak istemiyorum! Bu mesleÄŸi bu yüzden sevmiyorum!”

Hani o beÄŸenmediÄŸimiz, hastanede veya klinikte bas bas bağırdığımız, ne para kırıyorlar ulan dediÄŸimiz bir mesleÄŸin mensubu yapıyor bu ağıtı. Hastasını döndüremediÄŸi için aÄŸlıyor, dövünüyor. Üstelik genç hastası için 30 dakika aralıksız kalp masajı yapmasına raÄŸmen! Kız arkadaşım anlattığı zaman tüylerim diken diken oldu. Bunu kesin siteme yazacağım demiÅŸtim. Sözümü tuttum, belki o doktorun neler yaÅŸadığını sizlere tam olarak aktaramadım belki o duygu yoÄŸunluÄŸunu sizlere veremedim ama anlayın dostlar. O insanın 30 dakika boyunca verdiÄŸi mücadele ve yenilgisindeki isyanına bakın. Çok istemiÅŸtim küçükken doktor olmayı ama hayat bizi o yöne doÄŸru sürüklemedi. Åžimdi bu tip olayları duyunca diyorum ki “iyi ki olmamışım”. Allah’ın takdiri diye sığınıp bir hastayı sedyede ölü bırakarak ölüm raporu yazmak baÅŸka, sırf o hastasını kurtamadı diye çok ama çok baÅŸarılı bir doktorun (söz konusu doktor arkadaşımın anlattığına göre çok iyi ve sevilen bir doktormuÅŸ, mesleÄŸinde de çok iyi olduÄŸunu söylüyor) feryat etmesi baÅŸka. Doktor var, doktorcuk var diye boÅŸuna demiyorlar iÅŸte. Hayat bu, nelere gebe bilemezsin ki…

259 Yorum

Paul van Dyk feat Jessica Sutta - White Lies

NumberOne Tv’de gördüm dün gece ne zaman çıktı ne kadardır yayında bilmiyorum ama ekranda Paul van Dyk’ı görmek çok güzel. Jessica Sutta diye bir abla ile yaptıkları harika bir track var aÅŸağıda. Bana kalırsa dinleyin özellikle de klibi seyredin. Klip yanıyor yanıyor… (BaÅŸka nasıl açık yazabilirim bilemedim dostlarım, seyredin bana hak vereceksiniz.) Müzik altyapısı olarak pek birÅŸey vermeyebilir, özellikle de Elektronik müzik dinleyenler için sıradan ötesi bir parça gibi gelecektir ama ben kurgu bakımından beÄŸendim. Pvd yine kendini konuÅŸturmuÅŸ. Buyrun efendim linki burada;

http://www.youtube.com/watch?v=BpPEt6xM0fQ

Yorum Yok

Yeni Cumhurbaşkanımız Hayırlı Olsun

Efendim yeni Reis-i Cumhur’umuz seçildi. Öyle ya da böyle, büyük tantanalar, tartışmalar, hırgürler etrafında da olsa yeni cumhurbaÅŸkanını seçebildik. Ne mutludur ki meclis bir seçim kaosuna daha girmeden bu iÅŸi bitirdi. Sevgili Abdullah Gül hakkında birÅŸey söylemek istemiyorum. Nitekim kendisi istemediÄŸim bir cumhurbaÅŸkanı ancak onun için de sırf böyle düşünüyorum diye “Gül benim CuhmurbaÅŸkanım deÄŸil” diyemem açıkçası. Sonuçta her ne kadar sokaktaki her iki kiÅŸiden birine kafa atmak istiyorsam da Abdullah Gül halkımızın milletimizin seçtiÄŸi, tek başına iktidara getirdiÄŸi bir partinin mensubu. Bundan daha demokratik bir tutum olamaz. Elbette tartışmalar ve çeliÅŸkiler olur ancak bunların önüne geçecek ve ileride bunları engelleyebilecek adımlar atarsanız hiçbir tartışma kalmaz. Zaten Sayın Gül’de yaptığı açıklamalarda Türkiye Cumhuriyetinin temel kanunlarına ve ilkelerine uyacağını söyledi. Ne diyelim vatanımız ve milletimiz için en hayırlısı olur inÅŸallah.

Ancak gönül isterdi ki bu seçim bir siyasi tartışmaya neden olmasaydı. Hatırlarsınız DSP - MHP - ANAP koalisyonunda meclis içinden bir isimin köşke çıkması muhtemel olmamış ancak tüm partiler (muhalefette dahil olmak üzere) tek bir isimde birleÅŸerek Sevgili Ahmet Necdet Sezer’i reis-i cumhur seçtirmiÅŸlerdi. KeÅŸke böyle bir tutum izlenebilseydi. Belki böylesi hem meclis hem de Türkiye’mizin siyasi ve milli istikrarı için daha iyi olurdu. Eminim ki bu ülkede o makama oturacak çok çok kaliteli ve bilgili insanlarımız mevcut. (Sözlerimden yeni cumhurbaÅŸkanımıza taÅŸ attığım anlaşılmasın alakası yoktur) Bakalım gelecek neler gösterecek…

Yorum Yok

Spor Programları Sizce de Fazlalaşmadı mı?

Dün gece bayağı bir televizyona maruz kaldım. Sabaha kadar aptal kutusu başında oturup aptal aptal kalktım. (mecazi anlamda aptal öyle psikolojik sorunları olanları kastetmiyorum) Yahu birisi bu gidiÅŸe dur diyemez mi? Binlerce spor programı var. Verkaçı, Altıpası, Futboligi, Stadyumu mtadyumu derken (mtadyum yazdım yazıklar olsun bana!) birçok spor programına sahip olduk ailecek. Hepsinde aynı dalga ayrı tantana dönüyor. Vay efendim Fener böyleymiÅŸ, BeÅŸiktaÅŸ şöyleymiÅŸ. KardeÅŸim 90 dakikalık maçın 900 dakika yorumunu yapan, analiz eden baÅŸka bir ülke var mı bilmiyorum. Yorumcular ve sunucular Ata Demirer’in dediÄŸi gibi her an “mangal” yapma havasındalar. KardeÅŸim kahvede mi oturuyorsun yoksa spor programı mı yapıyorsun anlamadım. Hele ki dün yeni baÅŸlayan Altıpas programında (Show Tv’de) seyircilerde olduÄŸunu görünce ÅŸok oldum. Program gece 23 civarı baÅŸladı ve gece 3′ü hayli geçe bitti. Seyirciler arada sırada Ahmet Çakar’ın yorumlarına alkış tutuyorlardı. Allah’ım ne yapayım, memleketimin haline mi üzüleyim, takımım hakkında atıp tutan bu denyolara mı kızayım bilemedim. İki tane program biliyorum arkadaÅŸ seyredilecek onların dışında alayı fasa fiso.

Birincisi NTV’de yayınlanan Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay’ın birlikte sundukları program ikincisi ise TRT 1′de yayınlanan ve ErdoÄŸan Arıkan’ın sunduÄŸu program. Bu programlardaki yorumları ve seyiri seviyorum. Bunların dışındakileri ise mümkün mertebe izlememeye gayret ediyorum. Çok futbolsuz kalırsam gider internette bi iki site açarım ordaki yorumları okurum ihtiyacımı gideririm. Ancak bu kadarı hakikaten fazla.

Yorum Yok

Aklıma Takıldın be Google!

Az önce bir dizide gördüm, kızın bir tanesi bir kiÅŸi için arama yapıyor Google’da… Ne hikmettir ki aradığı kiÅŸiye dair süper bilgiler buluyor. Aradığı kiÅŸi ölmüş ve ünlü birisi de deÄŸil. Aradığı kiÅŸiye dair güzel bilgiler bulmasına mı yanayım yoksa Google’ın ticari bir marka olduÄŸunu bilmeyip ekranlara onu taşıyanlara mı bilemedim. Normalde dizi ve filmlerde bu tarz reklamların yapılması yasak deÄŸil midir? (tabi bir sanal reklam uygulaması yoksa) Madem ki aksidir neden ekranlarda arama yapılması gerekiliyorsa her zaman google amca kullanılır ya da resmi logosu gözümüzün içine içine sokulur anlamadım. Aklıma takıldı iÅŸte… (internet kafedeyim ve burdaki klavyenin space tuÅŸu basmıyor. Allah’ım bu ne çile bu ne eziyettir on parmak yazan adama…)

Yorum Yok

Sonraki Sayfa »