volkanK.com » 2007 » AÄŸustos

AÄŸustos, 2007 ArÅŸivleri

Yavru KöpeÄŸin Başına Gelenler…

Aşağıda okuyacağınız yazı bir yolculuk anısıdır. Yaşanan süreç toplamda 10 saniyedir. Biraz kötü bir sonla bittiği için şimdiden sizleri uyarmak istiyorum.

Sanıyorum İzmir’den Ankara’ya yolculuk ediyorum. En önde otuyorum, UÅŸak ilimizi geçtikten sonra ilginç bir olay gerçekleÅŸti. Ben hayal meyal yola bakarken ileride birkaç cisim gördüm. Önce yola fırlamış olan inekler zannettim ancak daha sonra bir diÅŸi köpek ve 6-7 yavrusu olduÄŸunu anladık tüm otobüstekilerle beraber. Otobüs onların önüne kadar gelip durdu ancak durabildi zaten. Bütün yolcuların yüreÄŸi aÄŸzına geldi acaba kaza mı yaptı diye. Sonrasında anne köpek yoldan orta refüj alana geçti, ancak bir yavru annesinin kendisinin yanına geleceÄŸini zannedip diÄŸer ÅŸeridin ortasına kadar ilerledi. Bu sırada karşıdan hızla gelen kamyonu farkettim. Allah’ım ne olur birÅŸey olmasın diyene kadar kamyon zavallı yavru köpeÄŸin arka ayakları (patileri diyelim yahu) üzerinden geçti. Garibim öyle bir feryat bastı ki sanki ciyaklamasını bütün otobüs duydu benimle beraber. Tam bu esnada tüm bayan yolcular “ayyy çiÄŸnedi zavallımı, ah yavruuuum” diye figan ettiler. Benim içim cız etti. Hele ki ayaklarını kamyon çiÄŸnedikten sonra garibim saÄŸa sola yalpaladı. O zaman aÄŸlamak istedim iÅŸte otobüste. Utandım kendimi zor tuttum. Bir 3-4 dakika hayıflanmalar ve şöför beyle muavini arasında bu durum tartışıldı. Sonra herkes unuttu tabi. Ben unutamadım. Bütün yol boyunca hatırladım o zavallı yavruyu. Åžimdi napıyordur, annesi yanıbaşında mıdır? Hayata böyle direnmeyi öğrenmiÅŸ midir? Allah’ım sen kimseleri anasından, atasından, kısacası devletinden etme… (devlet kelimesi yanlış anlaşılmasın, bizim oralarda anne babaya devlet denir, evladın devletidir ana baba…)

Yorum Yok

Russian Girl müsün sen abla?

russian girls

BildiÄŸiniz gibi ben İzmir Buca’da oturuyorum arkadaÅŸlar. Buca Heykel’e çok yakın evimiz. Bugün Åžirinyer’de bir iÅŸim oldu oraya kadar yürüyeyim hem de biraz hava almış olurum dedim. Velhasılı kelam yolda yürüyorum. Caddeye geldim, hani ÅŸu Heykel ile Åžirinyeri birbirine baÄŸlayan büyük cadde. Yürürken yolda Allah’ım bu nedir yahu? Sanki Rusya’da bir caddede yürüyorum. (HoÅŸ Rus Kızlarında caddelerde böyle açık saçık dolaÅŸtığını sanmıyorum ama) Ablamızın bir tanesi (abla dediÄŸime bakmayın benden yaşça küçük, lafın geliÅŸi abla dedim) bir etek giymiÅŸ etek yemin ediyorum bir karış ya var ya yok. Yanında iki üç tane daha ablacık var ve bunlar caddede karşıdan karşıya geçmeye uÄŸraşıyorlar. Kalabalığın arasındaki erkek ve kadın bakışlarını görmenizi çok isterdim. Kimileri yiyecek gibi kimileri de “Püü Allah Belanızı Vermesin beeee” tarzında bakışlar attılar ablalara. Karşıdan karşıya geçiÅŸleri infial yarattı akabinde tabi. Trafik kilitlendi, insanlar iç geçirdi, kimileri duvarları yumrukladı. Bense daldım Teknosa’dan içeriye ne de olsa benim ilgi alanım orda be abi. Hatundan, çıplaktan bana ne… Ben hayatımı birleÅŸtirecek insanı da bulmuÅŸum zaten, gerisi yalan, geresi teferruat.

Ancak sormak istiyorum, sen Russian Girl müsün be abla? Hergün caddelerde böyle mi dolaşırsın, bu hal ve gidişatın sonu nereyedir düşündün mü? Bugün orasını burasını, sarı saçlarını savurarak açan zihniyet yarın nereye gider ha? Sarı saçlarından da ben sorumlu değilim üstelik. Afetsin, cansın, yürek hoplatansın amma velakin bir sınırı vardır açılıp saçılmanın da. Eteğini önüne al da düşün, yarın çok ararsın bu güzelliğini.

Ayrıcana da Türk kızları da Rus kızlarına 5678999654 diyorum! (yalana bak)

5 Yorum

Telekinezi Hakkında BirÅŸeyler…

telekineziHerÅŸey 1999 yılında Stephen King’in Göz (Carrie) romanını okumamla baÅŸladı. Hikayede anlatılan Carrie karakteri telekinezi gücünü bastırılmış bir duygu buhranı içinde öğreniyor, kendi kendine geliÅŸtiriyor ve daha sonrasında başına gelen (mezuniyet balosunda olanlar) kötü bir olay sonrasında kontrolden çıkmasıyla hikaye sonlanıyor.

Bu tarihten sonra Telekinezi denilen fenomen ile daha yakından ilgilenmeye baÅŸladım. Bunun nedeni olarak Stephen King’in Göz romanından çok etkilenmiÅŸ olmamı söyleyebilirim ancak çocukluÄŸumdan bu yana bu tarz garip fenomenler ve doÄŸaüstü olaylara ilgim olmuÅŸtu. Sanırım kitabı okumuÅŸ olmam içimdeki canavarı yeniden ortaya çıkardı.

Telekinezi nedir diye soracak olursanız size ÅŸunu söyleyebilirim: Zihin gücüyle nesnelerin hareketlerini kontrol edebilme, cisimlerin yerlerini deÄŸiÅŸtirebilme ve kısacası düşünce yoluyla maddeler üzerinde kuvvet uygulanmasıdır. Telekinezi birçok insan ve bilimadamı tarafından reddedilen bir güç olmasına karşın bu konuda gerçekten ilmi araÅŸtırmalar yapan ve sonuçlarını tüm dünya ile paylaÅŸan bilimadamları ve araÅŸtırma çalışmaları da vardır. Telekinezi konusunda başından beri bildiÄŸim, tanıdığım en büyük usta kiÅŸi Rus Nuna Kulagina’dır. Kendisi hakkında ÅŸurdan, burdan ve oradan bilgiler edinebilirsiniz.

Telekinezi söylediÄŸimiz gibi zihin gücü ile yapılan bir olaydır. Bu konuda yaptığım araÅŸtırmalarda birçok ünlü zat’ın Telekinezi yeteneÄŸine sahip olduÄŸunu öğrendim. (ÖrneÄŸin Mevlana Celaleddin-i Rumi) Telekinezi aslında her insanın sahip olduÄŸu mühim ve gizli enerjilerden birisidir ancak her güçte olduÄŸu gibi gücün yoÄŸunluÄŸu ve fazlalığı insana göre deÄŸiÅŸir. Bu gücün tıpkı insanın sahip olduÄŸu biyoenerji yeteneÄŸi gibi bir kategoriye sokabiliriz. Ancak telekinezide durum tamamen zihin kontrolüyle gerçekleÅŸtiÄŸi ve baÅŸka hiçbir etken araç kullanılmadığı için (el, kol, baÅŸka bir cisim) bu bölümden biraz müstesna tutulmalıdır.

Telekinezi her insanda olan ancak insanın farketmediği yeteneklerden birisidir. Sonuç olarak her insanın beyni vardır ve beynin sadece belli bölgelerini kullanabilir. Beynin kullanmadığımız bölümlerini harekete geçirmek, yoğunlaşmak, sabr ve gerekli gayret ile telekinezi yeteneği insanda vuku bulabilir.

Şahsen birkaç küçük denemede ben bulundum. Sonuç pek parlak değildi ancak bu işin sabır ve gerekli çalışma ile olacağı bilgisini çok okudum. Bu yüzden bazı zamanlar düzenli şekilde maddelere yoğunlaşma, zihni boşaltma ve hayal tekniğini kullanıyorum. Nesneleri kontrol etmese bile zihin boşaltma sayesinde her zaman zinde bir beyne sahip olabiliyorsunuz.

Yine yaptığım araştırmalarda Telekinezi alıştırmalarına genellikle küçük ve hafif nesneler (kağıt, kibrit gibi) ile başlanıldığını öğrendim. Sözgelimi başlangıç aşaması için bir iğne üzerine oturtulmuş kağıdı oda içerisinde kağıdın konumunu etkileyecek hiçbir kuvvet olmadan (rüzgar veya başka bir etken gibi) yoğunlaşarak döndürmeye çalışma. Tabi ilk denemelerde sonuç sizin için çok olumsuz olacak çünkü zihninizi boşaltmayı ve yeterince odaklanmayı başaramayacaksınız. Ancak bu deneyden vazgeçip başka birşeyle ilgilenmeye başladığınız bir anda da kağıt siz görmeden fırıl fırıl dönebilir. Bu tür şeylere de alışmakta fayda var. Yine başka bir enstantane, Telekinezi gücünüz arttıkça elektriklerin kendiliğinden gidip geldiği, bazı nesnelerin siz istemeden yerlerinden oynadığı da söyleniyor. Bu bilgiye hasıl olacak bir kanıt görmedim ama bu denli yoğun bir enerji birikiminde olabileceğini düşünüyorum.

Hala arada sırada aklıma geldikçe bu tür deneyler yaparım. Hatta bir keresinde aşırı yoÄŸunlaşıp burnumu bile kanatmıştım. Düzenli ve kendinizi fazla yormayacak bir çalışma sonucunda olmayacak birÅŸey deÄŸil sanırım. Tabi insandan insana oluÅŸma derecesi deÄŸiÅŸir ama böyle birÅŸey gerçekten var ve ben inanıyorum. Bir yerde Hz. Peygamberimizin (SAV) de bu tür güçlere sahip olduÄŸunu okumuÅŸtum ama yalan olmasın kaynak bulamadım. Alemlere Rahmet olarak gönderilen bir Zat’ın da böyle güçlerinin olmamasını beklemek biraz cahillik olur diye düşünüyorum. 18 bin aleme peygamber gelen bir zat neleri barındırır içinde kimbilir. Ayrıca peygamberimizin önceden bilme, telepati, astral seyahat (Miraç Olayını Hatırlayınız!) gibi güçleri olduÄŸu bilinen gerçekler arasında.

Elimden geldiğince dilim döndüğünce size Telekineziyi yüzeysel olarak anlatmaya çalıştım, umarım faydalı olmuştur.

10 Yorum

İdda Oyna Heyecanı Yaşa!

Baktım Google Adsense‘ten ve Reklamlardan para gelmiyor bende kendimi İddaa’ya vurdum arkadaÅŸ. BildiÄŸiniz gibi internette en iyi iddaa oynama noktası ÅŸu anda Bilyoner.com. Bende daha önceden üyeliÄŸim vardı ama hiç oyun oynamamıştım. Bi bakalım nasıl oynanıyor, ne yapılıyor dedik. Daldık içeri ev arkadaşımla. Hakikaten güzel. Ev arkadaşım yaptığı kupondan 5 milyon kazandı. Benim kupon yattı tabi. Bugünün maçlarına gene oynadım. Bakalım kazanırsam 9 lira alıcam. Allah’ım bu para niye bana uÄŸramıyor yahu… (İddaa tüyolarınızı bekliyorum arkadaÅŸlar)

3 Yorum

Allah’ım Erken Kalkmak Ne Kadar Güzel!

Günler sonra ilk defa erken kalktım sevgili seyirciler. Her Allah’ın günü saat 5′te kalkıyordum. Sabah 5 deÄŸil yanlış anlamayın. AkÅŸam üzeri 5. Pazar günü uyumadan geçince dün gece saat 2 civarı sızıp kaldım. Sabahta 11′de ayaktaydım. Güne erken baÅŸlamayı özlemiÅŸim. İşlerimi daha erken halledebiliyorum. t-infection.com’a makale bile yazdım üstelik. Efendim “ulan okul baÅŸlayacak, okul açılınca hep erken kalkıcan zaten” diyerek uyuyabildiÄŸim kadar uyuyorum ama uykunun fazlası da vücut için zararlı. Neden diyecek olursanız okulda Fizyoloji hocamız fazla uykunun vücut üzerindeki serbest radikallerin arttırdığına dair birÅŸeyler söylemiÅŸti. O zamandan beri uykuya fazla yenilmemeye çalışırım hep. Bilmiyorum vallahi doÄŸru mu yanlış mı ama uykunun azı daha iyiymiÅŸ bunu öğrendim. Size de tavsiye ederim efendim.

4 Yorum

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »