volkanK.com » 2007 » Ekim

Ekim, 2007 ArÅŸivleri

AÄŸlıyorum Åžehitlerimize…

Seyrediyorum sadece elimden baÅŸka birÅŸey gelmiyor. Bir annenin feryadını görüyorum televizyonda. Bir baÅŸkası bağırıp çağırıyor. Belli ki karısı ölen ÅŸehidin… Kucağında torunu aÄŸlıyor bir dedenin… Nasıl için parçalanmaz…

Allah Allah nidalarıyla, göğsümüzdeki iman ÅŸevkiyle vurduÄŸumuz, tarihimizle gurur duyduÄŸumuz, bizi bu günlere getiren, bizi biz eden Askerimiz… Åžehit Oluyor! Ölüyor bir yerlerde, vatanımı savunuyor ben evimde rahat uyurken. Bense sadece onların ÅŸehadet haberlerini izleyebiliyorum televizyondan…

Büyüklerimiz (!) ise hala konuÅŸuyorlar. Amerika’nın nazı çekiliyor, girilmesin girilsin deniyor. BoÅŸ boÅŸ konuÅŸmayın deniyor… Ey vicdansız! Ey Allahsız! Senin oÄŸlun gitmiyor askere, senin oÄŸlun gitmiyor Hakkari’ye DaÄŸlıca’ya… Fatma ananın oÄŸlu gidiyor, Zehra teyzenin oÄŸlu gidiyor… Sen ne bileceksin!

Bekleyeceksin, göreceksin ki bu millet üzerindeki zilzale rağmen küllerinden doğar yine. Bu millet ki belindeki kuşağa kadar askerine verip, mermilerini taşıyıp, azığını verip kendisi aç kalarak bu vatanı kurtardı. Bu vatan ki kolay kazanılmadı hiçbir zaman. Hep kan dolaştı topraklarının üzerinde. Hep oyunlar hep kardeşi kardeşe vurdurmalar dolaştı. Şimdi ise beyler sizler ne yapıyorsunuz? Türk Milletinin içini ferahlatacak ne yaptınız? Neler söylediniz karşınızdaki muhataplara?(!)

Tarih bu zulmü affetmeyecek, Atamız ne diyor, benim naciz vücudum elbet toprak olacaktır ancak Türk devleti ilelebet payidar kalacaktır…

Biz payidar kalacağız, biz ebediyete uzanacağız, tarih onları da yazacak sizleri de…

3 Yorum

Stephen King - Buick 8

Önceki yazımda da belirtmiÅŸtim. Stephen King’in son okuduÄŸum kitabı Buick 8′di. Uzun süredir bu yazarı okuyan birisi olarak söylemeliyim ki benim için çok sürükleyici bir kitaptı. Bu kitap, aslına bakılırsa farklı bir sonla bitmesini umanlar için son derece hayalkırıklığıyla sonuçlanacaktır.

Kısaca özetlemem gerekirse; hikayemiz bir olay sonucu bir polis karakoluna çekilen esrarengiz bir arabayla ilgili. Siz de tahmin edersiniz ki arabamız: Buick 8. Arabanın normal bir araba olmadığı, aslında gerçek araba aksanlarına sahip olmadığı bile söylenebilir. Sahibinin arabayı bir benzin istasyonuna çekip daha sonrasında kaybolması ile olaylar başlıyor. Polis karakolundaki polisler, Sandy, Curtis, Eddie, Huddie, Shirly ve diğerleri bu araba üzerinde öyle şeylerle karşılaşırlar ki hayatlarının sonuna kadar unutamazlar. Arabanın bagajından çıkan ve ölü olan cisimlerin, yaratıkların anlatıldığı bu hoş hikayeyi dün gece 150 sayfa birden okuyarak bitirdim. (Toplamda 463 sayfalık bir kitaptı)
Devamı Nasıl Acaba? ▼

2 Yorum

670 Maceraları vol x: Psikolojik Baskı!

670 maceraları kaldığı yerden devam ediyor demiştik. Hakikaten devam ediyor. Bu yaşayan organizma, bu yürüyen uygarlık, bu taşıt görünümlü vicdansızdaki maceralarım hala bitmedi. Sanıyorum uzun bir süre de bitmeyecek.

Yine güzide bir 670 vasıtası içindeyim. Okulda dersimin öğleden önce olmasından dolayı öğle üzeri gibi okuldan çıktım. Gözlerime inanamadım ama hemen geldi 670. BoÅŸtu boÅŸ olmasına üstelik oturacak yerlerde çoktu. Ben yine de kıllandım. Otursam mı oturmasam mı karar veremedim. Ancak elimdeki Stephen King kitabını okumayı istiyordum ve bunun için oturmam gerekiyordu. Önlerde bir yere oturdum. GidiÅŸ yönümüzle saÄŸ taraftı ve cam kenarıydı. Oturup bir güzel kitabımı okumaya baÅŸladım. Sonrası malum…
Devamı Nasıl Acaba? ▼

2 Yorum

Napıyosun sen gece gece…

- Kültabağımda bi dağ oluştu, son sigarayı söndürdükten sonra yangın çıktı. Onu söndüreyim dönücem ben size.

- Kendime öyle ya da böyle bi mixer alıcam, onu düşünüyodum bende. Her kılapta çalmam abi! Prensiplerim var benim! Ne?

- Baklava yedikten sonra diÅŸlerin arasında kalıyo ya o çok hoÅŸuma gidiyo, bu yüzden diÅŸimi fırçalamadım ÅŸimdi. Tatlı tatlı, ohhh misss…

- Hala meymenetsizce tasarım yapıyorum, adam gibi düzenleyemedim elimdeki temayı, yok dur bi saniye, güzel oldu sanki, yayına girince görürsün sen!

- Kafamın içinde 40 tilki dolaşıyo derler ya, o tilkiler niye ordadır neden dolaşırlar onu düşünüyordum az önce…

- Bazen size de duvarlar yamuk geliyor mu… (evet geliyor, yeni proje duvarlaryamuk.com)

- Annemi çok özledim, yarın öğle arası bi arayayım. Uzak kaldım evden bayağı, ah gurbet ah.

- Bi forum kursam şöyle aÅŸk meÅŸk ÅŸiir hikaye neyim olan tutar mı acaba, google pagerank’ımı 6 yapar mı acaba…

Yorum Yok

Ankara’da Olmak Vardı Åžimdi

Ankara’da olmak vardı ÅŸimdi
Puslu havasında beraber Cebeci’den Kızılay’a yürümek vardı
Bir pazartesi sabahına uyanıp
Uykusuzca simit alıp okul bahçesinde
Sıcak çayla yemek
Gözlerinde sabahımı görmek vardı.

Karlı kışlarında yollarına bata çıka ulaşmak sana
Sonra özleminle kavrulup
Deliye dönmek vardı şuursuzca
Ellerini tutup bir geceyi görmek
Omuzlarında ağlamak
Sana sığınmak vardı sonsuzca

Hayallerimin peÅŸinden gitmeseydim eÄŸer
UlaÅŸabilir miydim sana
Hayallerine dalmasaydım eğer
Görebilir miydim gözlerinde kendimi
Ankara’da olmak vardı ÅŸimdi
Hala hasretinin baÅŸladığı yerdeyim sevgili…

(Hülyam’a, Seni Çok Seviyorum…)

1 Yorum

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »