Mart, 2008 Arşivleri

Öyle ya da Böyle Günler Geçiyor İşte

Hayatımızdan kısa bir özet geçelim sevenlerimize, sonuçta öyle ya da böyle geçiyor işte…

  • Bu aralar acayip yorgun hissediyorum kendimi. Bilhassa öğleden sonra bir yorgunluk bir uyku çöküyor ki bünyeye sormayın gitsin.
  • Bu aralar oldukça parasızım, bizimkilerden de isteyemiyorum. İş güçte gelmiyor eskisi gibi. Acilen bir yerlerden para bulmam gerekiyor. Herşey para abi!
  • 670 vasıtasıyla hoş muhabbetimiz devam ediyor. Hergün yollarını gözlüyorum be anam!
  • Bu aralar iyice sardırdım Uplifting Trance’a. Yallah Tazyik Yallah Yavri!
  • Bu arada dersleri ne yapacağım bu dönem bilmiyorum, şimdiden dönem sonunun sancıları başladı. Allah cem-i cümle öğrenci milletine kuvvet versin… (Amin diyin kuzum)
1 Yorum

İtinayla Tarih de Yazılır Bikini de Giydirilir!

Fenerbahçe’m bir kez daha gösterdi tüm dünyaya gücünü. Sevilla evinde kaybetmez dendi, kimileri çıktı “Fenerbahçe turu geçsin bikini giyerim” dedi, kimileri kendini bişey sanıp “Cehennem ne görecekler” dedi birileri de şuursuzca avantajlı bir skorla gitmemize rağmen “Bu turu Fenerbahçe geçemez” dedi…

Daha çok şeyler söyleyenler oldu ama kimse bilmiyordu ki… Bilmedikleri şuydu;

Futbolcusundan yönetimine, malzemecisinden en küçük taraftarına kadar Fenerbahçe’miz bu yola baş koymuştu. Biz inanmıştık. Biz takımımıza güveniyorduk. Biz ne şartta olursa olsun Fenerbahçemizi desteklemeye ona bağlanmaya yemin etmiştik. En kötü günümüzde bile Fenerbahçemize sırt çevirmedik. Hep destek Tam destek sloganıyla var gücümüzle Fenerbahçemize destek olduk. Şimdi onların meyvelerini topluyoruz, şimdi gün bizim günümüz şimdi sevinecek taraf biziz…

Fenerbahçemize bize yaşattığı bu gurur için ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece bize değil 70 milyonluk ülkeye bu sevinci yaşattıkları için onlara minnettarız…

1 Yorum

Bahar Geldi Sıra Bende!

Sizin oralar nasıl bilemem ama şu sıralar İzmir’de fevkalade güzel bir hava var. İnsanın içi kıpır kıpır oluyor. Güzel havalar, güneşli günler insanı gerçekten şenlendiriyor.

Fakat o da nedir? Bahar geldi ancak ben hala kendimi kışın ortasında gibi hissediyorum. Yalnızım, hem de çok yalnızım… Üzerimde hala neden olduğunu bilmediğim bir ruh hali var. Bu öyle bir ruh hali ki artık kişilerarası ilişkilerim bile bozulmaya başladı. Kendimi bir türlü okula veya sosyal çevreme veremiyorum. Arkadaşlarımın, dostlarımın uzaklaşmaya başladığını hissediyorum kendimden. Bu sanırım bir süre daha böyle devam edecek. Ta ki ben bu ruh halimi üzerimden atana dek.

Hayatımın çok önemli bir 3 ayına girmişken yaptığım şeye bakın… İyi değilim ben. Belki Depresyondayımdır da haberim yoktur. Ama depresyonun tipik belirtilerini de taşıyor değilim.

Biliyorum bahar geldi sıra bende… O zaman ille de çal be Paul abi, sen de Markus abi… Çalın belki biraz olsun açılırım. Biraz olsun kendime gelirim…

Gidelim Volkan!

Yorum Yok

Dash Berlin - Till The Sky Falls Down (Vocal Mix)

Efendim uzun süredir Müzik kategorimize birşeyler karalamadık. Madem ki dinliyoruz madem ki seviyoruz bunu başkalarıyla da paylaşma erdemini göstermeliyiz değil mi? Şimdi sizlere şu sıralar sıklıkla dinlediğim bir parçayı tavsiye ediyorum. Dash Berlin, Till The Sky Falls Down… İnsanı sürükleyen, götüren, düşündüren bir edası var bu parçanın. Bir kere daha dinliyorum şimdi… (Dub mix’i de tavsiyemdir)

Dash Berlin - Till The Sky Falls Down (Vocal Mix)

2 Yorum

Eski Heyecanları Yeniden Yaşamak

Dün Kardem ile sohbet ederken söz döndü dolaştı okulda gördüğümüz Protez Ortez dersine geldi. Son derste yaşadığımız keşmekeşlikten bahsederken ben de kendisine çok önceleri (Bundan tamı tamına 5 yıl önce) açmış olduğum bir siteden bahsettim. Hatta bunu site ziyaretçilerim de bilmez çoğu arkadaşım da. (Bir tek Kürşat kardeşim bilir bunu çünkü çok uğraşmıştık birlikte)

Efendim lafı uzatmadan söyleyeyim; bundan 5 yıl önce yani Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenciyken ortopedimerkezi.gen.ms isminde bir site açmıştım. Bu sitede Ortopedi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Biyomekanik adına bilgiler ve makaleler yer alıyordu. Bu siteyi açabilmek için tamı tamına 1,5-2 yıl uğraşmıştım. Birçok kaynaktan bilgiler derleyip siteye en ince ayrıntısına varana kadar süzüp koymuştum. Hatta o dönemlerde sitem gerçekten Türkiye’de Ortopedi’nin teknik eğitimi konusunda bilgi veren tek siteydi.

Ortopedi Teknisyeni ve Teknikeri (Protez Ortez Teknisyen ve Teknikeri) Fizyoterapist ve Rehabilitasyon ekibi ve bu sürece katkıda bulunan tüm sağlık elemanlarının takip edebileceği bir site haline gelmişti. Klasik Html olarak yapmıştım ve kodlarını kendim yazıyordum çoğu yerde. Tabi bildiğim kadarıyla yazıyordum sonrasında da hazır bir şablonu evire çevire siteyi açmıştım. O dönemlerde iyi tepkiler almıştı ve bu beni çok mutlu etmişti. Fakat daha sonrasında ilgilenemediğim için sitemi kapatmak zorunda kalmıştım.

Dün Kardem’e sitenin bende duran çalışır vaziyetteki dosyalarını gönderdim. Çok beğendi. Okulda gördükleri Protez Ortez dersinin aynısıymış. (Zira ben o siteyi 5-6 yıl önce açmıştım) Bilgileri ve resimleri gerçekten özenerek hazırlamıştım.

Uzun süredir bu siteyi yeniden canlandırma ve hayata geçirme düşüncem vardı ancak bir türlü cesaretimi toplayıp başlayamıyordum. Ancak dün bir şekilde konuşurken karar verdim ve siteyi yeniden açmayı planlıyorum.

O siteyi ilk açtığım zamanları hatırlıyorum da üzerimden büyük bir yük kalkmıştı. Siteyi açmış olmanın rahatlığı ve onun “havası” ile 1. sınıfların gözünde büyük bir yer edinmiştim. Şimdiyse içeriğini biraz daha Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümüne kaydırarak sitemi yeniden ayağa kaldırmayı düşünüyorum. Yurtiçi ve yurtdışı destek alacağımız bağlantıları hazırladık gibi.

Sitemden bahsederken o günleri tekrar yaşamak, tekrar o ilk üniversite günlerimi anmak beni çok ama çok heyecanlandırdı. Ne güzel günlerdi be. Günahıyla sevabıyla bizimdi hiç olmazsa. Hayat o zamanlar bu kadar ağır gelmiyordu bizlere.

İnşallah sitemi açtığım ve yeniden yapılandırdığım zaman sizlere de duyururum. Beni bekleyin anacım, baaaay… :)

Yorum Yok

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »