Haziran, 2008 Arşivleri
Yakında Wordpress Temamız Geliyor!
Şu sıralar canım ciğerim t’infection ve kişisel rahatlama merkezim volkankcım ile fazla ilgilenemiyorum. Bunun birçok sebebi var aslında. Hem okul bitti sınav derdi yok hem de bütün gün evdeyim ve havalar çok sıcak. Bu yüzden fazla bilgisayar başında kalamıyorum. Ancak asıl önemli olan sebep şu sıralar bir Wordpress Teması geliştiriyor olmam. Bütün vaktimi hatta beynimin tüm hücrelerini bu iş için ayırıyorum desem yeridir.
Temayı geliştirirken de öyle bir temayla oynayıp onu allayıp pullayıp tema yaptım diye ortalıkta dolaşmayacağım. Beni tanıyanlar zaten böyle bir iş yapmayacağımı bilirler. Temayı geliştirirken baştan sona tamamen Xhtml ve Css olarak kodladım. Resim ve grafik ögeleri de Photoshop’ta tasarladım. Şu anda tema Xhtml, Css kombinasyonu olarak duruyor. Genel görünüm itibariyle iç açıcı ve güzel görünüyor. Tabi takdir kullanıcıların olacak ancak elimden geldiğince kaliteli ve kullanışlı bir tema yapmaya çalışıyorum.
Bu işe neden girdim, neden böyle bir şey yapma ihtiyacı hissettim onu da kısaca izah edeyim. Bunca zaman hep biz başkalarının yaptığı temaları kullandık ve onları düzenleyip sitelerimizi görücüye çıkardık. Blog camiasında o kadar Wordpress ile uğraşan arkadaşımız var ve bizler daha yeni yeni kendi Wordpress temalarımızı geliştirip sunmaya başladık. Siberkultur.com bu konuda iyi bir adım attı. Ancak devamı gelmeliydi.
Neden olmasın, bunca zaman hep Xhtml, Css sayfalar kodladım. Bunların birçoğu ücretli yaptığım tasarımlardı. Hatta Wordpress teması yapıp Sitepoint.com’da bile sattım. Bu yüzden tema yapma olayını az da olsa becerebileceğimi düşündüm. Haddim değil tabi bu kadar üstat varken bize düşmez böyle şeyler ancak bir işin ucundan da ben tutayım istedim.
Bu arada temanın ismini önceleri Türkçe düşündüm ama daha sonra bu fikrimden vazgeçtim. İngilizce bir isim kullandım. Türkçe isimli bir temayı daha profesyonel bir çalışmamda kullanmak istiyorum. Kullanacağım Türkçe isimde hazır üstelik. Şu anda görücüye çıkacak olan temamızın adını da açıklamayacağım. Hepimiz için süpriz olsun. Bu arada temanın isim babası daha doğrusu isim annesi sevgili Emine Kara‘dır. :) Kendisi temanın İngilizce ismini buldu ve hayat verdi. Şimdiden okkalı bir teşekkürü hakediyor kendisi. Teşekkürler Canım… :)
Tema t’infection.com üzerinden yayınlanacak, ücretsiz olarak dağıtılacak. Hatta yetiştirebilirsem temayı renk opsiyonları kullanarakta sunmayı planlıyorum. İnşallah bu işin altından da kalkabilirim. Yazmadığımı, güncelerimi salladığımı düşünenler varsa öyle düşünmesinler. Dönüşümüz güzel olacak…
2 YorumArtık Resmen 3. Sınıfım!
2 yıldır çektiğim çile bitti arkadaşlar. Çok mutluyum. Bildiğiniz gibi 2 yıldır Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nda okuyorum. Dikey geçiş sınavı ile geçiş yaptığım için ve sevgili üniversitem bana üstten ders vermediği için tüm yılları tek tek okudum. Ancak bir şart vardı; hiç bir dersten kalmayacaksın!
Kimi derslerden muaf oldum ancak bu demek değil ki kalanları rahatlıkla geçebileceğim. Bu şartlar altında tam 4 dönem atlattım. Her dönem de aileme, arkadaşlarıma, yakınlarıma biraz daha stres yükledim. Zaten benim yaşadığım stresin haddi hesabı yok.
Velhasılı bu zorlu süreci tamamen atlattığımı dün öğrendim. Açıklanmayan son dersim de açıklandıktan sonra büyük ve derin bir oh çektim. Şimdi resmen 3. sınıfım ve okulumun bitmesine (bir aksilik olmazsa) 2 yıl kaldı.
Hep bu yazıyı acaba ne zaman yazabileceğim diye düşünmüştüm. Çünkü hep bir aksilik olacağını ve bir iki dersten kalacağımı düşünmüştüm. Allah’tan öyle olmadı. Çok şükür…
Mutluyum şimdi, garip bir durum… Okulu dert etmeden, dersi düşünmeden okula gideceğim uzun zaman sonra…
6 YorumEnine Boyuna Fizik Tedavi I: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nedir?
Arkadaşlar bu yazımda sizlere elimden geldiğince Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon’un ne olduğunu, hangi alanlarda kullanıldığını ve uygulayan kişilerin yani biz Fizyoterapistlerin kimler olduğunu ve ne iş yaptıklarını anlatmaya çalışacağım. Elimden geldiğince bu makaleyi genişletip bir dizi halinde sizlere sunmaya çalışacağım.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon; bireyin hareket mekanizmalarında ortaya çıkan negatif durumları teşhis eden, bunları içerdiği tedavi yöntemleriyle tedavi eden ve bireyin normal yaşantısına kavuşmasını temel amaç olarak alan tedavi yaklaşımlarının bütünüdür.
Söz konusu hareket mekanizmalarından kasıt insanın başta kas iskelet sistemi, sinir sistemi ve takiben solunum, dolaşım sistemi gibi hayati sistemlerinin bir nedenden dolayı etkilenişidir. Bu etkileniş bir hastalık yoluyla olabileceği gibi bir travma ve stres (kazalar, kırıklar, düşmeler, yaralanmalar gibi) durumuyla da olabilir.
Fizik Tedavi bu noktada devreye girerek etkilenen mekanizmanın tedavisini ve rehabilitasyonunu üstlenir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon başta hastalıklar olmak üzere birçok alanda kişinin ihtiyaç duyacağı tedavi yöntemlerini içerir. Bu hastalıklara örnek vererek konuyu daha iyi anlayabiliriz;
- Nörolojik Rahatsızlıklar
- Kas İskelet Sistemi Hastalıkları
- Osteoporoz (Kemik Erimesi olarak tabir edilen hastalık)
- Romatizma
- Cerebral Palsy
- Felçler
- Kalıtımsal Hastalıklar (Doğuştan gelen mevcut bozukluklar)
- Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
Bu listeyi daha da uzatabiliriz. Listede gördüğünüz üzere sadece hareket mekanizmalarındaki hastalıklar değil insan vücudunun işleyişini genel anlamda bozan metabolik ve kalıtımsal hastalıkların tedavisi de Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon içinde değerlendirilmekte ve tedavi programları hazırlanmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında Fizik Tedavinin insan için ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılabilir.
(Tüm bunlarla birlikte Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Dünya’da 112 yıldır uygulanan bir yöntemdir. Ülkemizde de 45 yıldır geçerliliğini sürdüren ve kabul gören bir meslektir. Bir başka makalede Ülkemizdeki fizik tedavi eğitiminin gelişimini elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. )
3 YorumÇılgın Türkler İş Başında!
Ne söyleyebilirim ne anlatabilirim bilmiyorum. İleride olursa torunlarıma çocuklarıma anlatabileceğim bir maç izledim… Bu coşkuyu yaşadığım için çok mutluyum.
Bu galibiyeti ne taktiğe, ne oyun düzenine ne de futbolla ilgili başka birşeye yorabiliyorum. Benim düşüncem tamamen İNANÇ. Bu çocukların inancı olmasa bu kadar galibiyete şartlanmış olmasalar sanıyorum böyle sevinemezdik. Allah’ım bu kadar güzel bir maçı bu kadar dönmez denilebilecek bir maçı daha seyredebilir miyim bilmiyorum.
Helal olsun, terinizle yıkadığınız o formaya helal olsun… Bekle bizi Almanya… Çılgın Türkler Orada Olacak!
1 YorumÇılgın Fizyoterapistler İş Başında!
14 Haziran günü 2000′e yakın fizyoterapist Ankara’daydı!
Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin düzenlediği eylemde bizler Fizyoterapistler olarak 43 yıldır çıkarılmayan meslek yasamızı istedik. Hocalarımız konuşmalarıyla bizi isteklendirdi. Dernek Başkanımız Prof. Dr. Yavuz Yakut’un basın bildirisinde can alıcı cümleler duyduk ve irkildik. Bunca zamandır Türkiye’de temeli olan alanında profesörler, doçentler yetiştiren, mezunlarına Fizyoterapist diploması veren bir sistem ancak bunu yasayla desteklemiyor.
Bu boşluktan yararlanmaya çalışan bazı akıllılar da “biz de yaparız bu işi diyorlar”. Halbuki benim 5 yıl dirsek çürütmem onlar için birşey ifade etmiyor. Benim görmüş olduğum Hareket Bilimi’nin yarısının yarısını görseler ordan arkalarına bakmadan kaçarlar, kaldı ki Anatomi, Fizyoloji, (ayrıca Nöroanatomi ve Nörofizyoloji) Kardiyopulmoner Rehabilitasyon, Değerlendirme ve Analiz, Elektroterapi, Manipulasyon-Mobilizasyon gibi en baba eğitimleri saymıyorum bile.
Kanunuolmayanmeslek.com’da da belirttik. Bu yasal boşluk sürdükçe ne bizler ne de Türkiye kazanacak… Unutmayalım ki her sağlam insan potansiyel bir özürlü adayıdır. Birgün mutlaka yolunuz biz Fizyoterapistlerle kesişebilir. Bu su götürmez bir gerçek.
Hal böyleyken, birçok hastalığın etkin tedavisini yapan, onları hayata yeniden döndüren, bir parmağını hareket ettirdiğinde bile o fizyoterapiste etmedik dualar bırakmayan halkım bizim haklı mücadelemizi görecek ve hak verecektir.
Bu uğurda yaptığımız ilk bilinçli etkinlik buydu… Gerisi elbette gelecektir. Biz “ÇILGIN FİZYOTERAPİSTLER” daha çok şeyler yapacağız…
(Dipnot: Haber bültenlerinin bazılarında haberlerimiz çıkmış, ben o gece kafile ile yolda olduğumdan seyredemedim ama sağolsun seyreden arkadaşlar var. Sonradan bende seyrettim, ses getirici bir eylem oldu…)
5 Yorum