670 maceraları kaldığı yerden devam ediyor demiştik. Hakikaten devam ediyor. Bu yaşayan organizma, bu yürüyen uygarlık, bu taşıt görünümlü vicdansızdaki maceralarım hala bitmedi. Sanıyorum uzun bir süre de bitmeyecek.
Yine güzide bir 670 vasıtası içindeyim. Okulda dersimin öğleden önce olmasından dolayı öğle üzeri gibi okuldan çıktım. Gözlerime inanamadım ama hemen geldi 670. Boştu boş olmasına üstelik oturacak yerlerde çoktu. Ben yine de kıllandım. Otursam mı oturmasam mı karar veremedim. Ancak elimdeki Stephen King kitabını okumayı istiyordum ve bunun için oturmam gerekiyordu. Önlerde bir yere oturdum. Gidiş yönümüzle sağ taraftı ve cam kenarıydı. Oturup bir güzel kitabımı okumaya başladım. Sonrası malum…
Devamı Nasıl Acaba? ▼
Sonraki duraklarda vasıta dolmaya başladı. Tabi her zamanki gibi 670 hayat bulmaya başladı o andan sonra. Hatay’da muazzam bir varlık oluverdi karşımıza. Bağırışlar, çağırışlar ilerleyin ulanlar, hepsi birbirine karıştı. Kitabımı okumaya devam ettim. Derken başımı kaldırmadan tepemde dikilen bir teyzenin varlığı ile iç dünyamdan kurtulmaya başladım. Teyzem oflanıp puflanıyor, bir orayı bir burayı tutuyor ama kimse yerinden kalkıp teyzeye yer vermiyordu. Vicdanım, Stephen King ve yorgunluk arasında gidip gelmelerim başladı. Tamı tamına 3 saniye sürdü. Kararımı Stephen King’den yana kullandım. Neden mi? Çünkü yanımda benden neredeyse 5 yaş küçük ancak üniversiteli olduğu belli olan bir hanım kız oturuyordu. (Hoş onun varlığınıda sonra farkettim) Bana göre usule uyulursa teyzeye o kızın yer vermesi gerekirdi. Çünkü yaşça büyüğüm ve o anda meşgulüm. (Kitap okuyorum evet!) Ancak hanım kızımız yer vermedi. Kalkıp ben yer verdim teyzeye. Tüm bu gitgeller, bu yansımalar, bu olaylar 3 saniye içinde oldu. Tercihlerimi çabuk değiştirebiliyorum. Ben teyzeye kalkıp yer verdikten sonra ayakta bi yerlere tutunmaya çalışarak kitabımı okumaya koyuldum. Tabi dikkatim dağılıyordu, otururken herşey daha iyiydi. Ancak bu andan sonra ne oldu bi bilseniz…
Teyze 2 durak sonra kalkıp indi otobüsten. Önümden geçerken tüm hislerimi, yaşlılara yer verme duygumu, vicdanımı, kitabımı, beni, benliğimi alıp gitti. İndi ve yerine (daha doğrusu benim yerime) başkası oturdu.
Neler hissettiğimi anlatamam. Küfretmedim, hakaret etmedim, sadece düşündüm. 2 durak sonra ineceğin otobüste bu ne iktidar hevesidir be teyzem! Bu ne zulümdür bişeyler okumaya çalışan Türk Gencine… Bu ne dengesizliktir ki onca vasıta varken neden 670 tercih edilir 4 durak için. Sorular, kavramlar beynimin içinde dönüp durdu. Tam da kitabın en güzel yerindeydim dedim kendi kendime…
Psikolojik baskı için otobüse binen teyzeler! Açılın bundan sonra Volkan Karakuş asla ve asla sizlere yer vermeyecek! Beni benden aldınız, 670′le beraber benliğimi çaldınız ulan benden. 25 yıllık yaşantıda öğrendiğim adab-ı muaşeretimi götürdünüz be! Çıldırmamak elde değil. Yer vermeyi niye bu kadar büyütüyorsun diyenleriniz olabilir ancak ben takıyorum bu tarz konulara, ne de olsa takıntılı adamız. Bir de yorgunluk var üstüne üstlük, yorgunluğumuzu çözmek için okumaya çalıştığımız, arşivimize katmaya çalıştığımız bir de kitabımız var üstelik. Nafile be… Hepsi geçici bunların. Bir gün de ben oturayım şu koltuklara gözünü seveyim teyze, nolur teyze…
Merhaba Volkan, ilgiyle takip ediyorum 670 maceralarını :) Ya aklıma bir şey takıldı. Madem bu kadar kitap okuyorsun, neden bunu güzel bir eklenti ile yan menü’ye koymuyorsun. Öyle bir kaç WP eklentisi gördüm galiba. Ben de bu aralar çok kitap okumaya başladım, açıkcası hangi kitapları okuduğunu, ve hangilirini beğendiğini merak ediyorum.
Kolay gelsin
Fatih teşekkür ederim kardeşim. Şimdi aslında o kadar çok kitap okuyan bir insan değilim. Ancak öyle bile olsa bunu daha öncesinde düşünmüştüm. Hatta Yakuter bana bir Eklenti tavsiyesinde bile bulunmuştu. Ama bir türlü vakit bulupta yeniden Volkank.com’un temasına giremedim. Sanıyorum yakın bir zamanda bu alandaki temayı biraz değiştirip o söylediğin eklentilerden birinisini kuracağım. Artık benim için bir gereklilik olmaya başladı bu durum. :)