670 Maceraları volx: Sensin Be Gerizekalı!

Efendim üst üste iki tane 670 maceramı yazmış olacağım ancak bunu yazmadan geçemeyeceğim. Bu akşam yaşadığım bir olay beni bir kez daha dumura uğrattı ve 670 denen şahsiyetin aslında bir bakıma “Türkiye’yi” yansıttığını gösterdi.

Malumunuz akşam üzeri arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra vasıtayı beklemeye başladım. Gelen ilk araca bindim. En arkaya ilerledim ve ayakta beklemeye başladım. Mp3 çalarım yanımda olmadığı için etrafa daha dikkatli bakmaya ve göz gezdirmeye fırsatım oldu.

Derken otobüste arka kısımlara doğru “zihinsel özürlü” bir kardeşimizi farkettim. Yanında ablası olduğunu düşündüğüm bir hanımkızımız oturuyordu. Kardeşimiz sürekli konuşuyor bazen anlamlı cümleler kuruyor bazen de anlamsız sesler çıkararak bağırıyordu. Meslek yaşamım boyunca bu kardeşimiz gibi çok kişiye cihaz yaptığım için onların nasıl davrandıklarını biliyordum. Ablası da yazık kardeşinin hareketlerini bir yandan kontrol etmeye çalışıyor bir yandan da etraf ne diyor diye usulca bakıyordu.

Velhasılı ben en arkada bekleyişimi sürdürürken yer boşaldı ve hazır yanımda yaşlı bir teyze falan yokken oturayım dedim. En arkanın bir önündeki koltuğa oturdum. Kardeşimizi bu açıdan rahatlıkla görebiliyordum. Yine bildik seslerini çıkarmaya ve kendince o güzel dünyasında birşeyler anlatmaya devam ediyordu. Derken arkamda duran iki zatın konuşmalarına kulak misafiri oldum. Bir tanesinin yaşı otuzlarda diğeri ise kırklarda olan bu işe yaramaz abilerin konuşmaları beni sinir etti. Hatırladığım kadarıyla aktarıyorum efendim. Yalanım yanlışım yok lütfen okuyun.

- Abi ben o çocuğa Üçkuyular’dan beri dikkat ediyorum, numara yapıyor o çünkü bazen normal konuşuyo bazen de saçmalıyo. Şimarıyo resmen, ilgi çekmeye çalışıyo. (Bakın kardeşimizin özründen haberleri yok, salak salak konuşuyorlar, ben bu arada ellerimi kollarımı sıkıyorum birşey söylememek için, bomba geliyor şimdi)

- Öyle abi yanındaki de ablası galiba, ses çıkarmıyo hiç.

- Belki özürlü falan olabilir abi bak şimdi inecekler.

Tam bu esnada biz Şirinyer civarına geliyoruz ve kardeşimiz ile ablası otobüsten iniyorlar. İnerken kardeşimiz bir iki ses daha çıkarıyor ve abiler neyin ne oludğunu anlıyorlar. Sonra işittiğim laf şu;

Ya günahını aldık görüyor musun, gerçekten engelliymiş…

Bakın o abilerin yaptıkları konuşmaları tam olarak yazmadım. İpe sapa gelmeyecek şeyler söylediler. Sonuçta bu insanlarla çalışıyorum ve yıllarım onlara hizmet etmekle geçiyor. Daha özür nedir, engel nedir, bozukluk nedir bilmeyen toplumumuz bu tarz insanları görünce neden bu kadar dengesiz olabiliyor anlamıyorum.

Lütfen kusura bakmayın ama küfür edeceğim. Ulan şerefsizin çocuğu, ulan piçin evladı, sen hiç mi hayat okulundan ders almadın, hiç mi dünyadan nasip görmedin. Hiç mi böyle bir insanla karşılaşmadın. Hadi karşılaşmadın diyelim bu tarz sesler çıkaran ve etrafına pervasızca bakınıp geri dönen bir kişi niye numara yapsın, niye popüler olmaya çalışsın. Belli ki bir özürü var. Ama yok! Senin mantalitene göre o numara yapıyor, ilgi çekmeye çalışıyor, arkasından atıp tutuyorsun sonra da günahını aldık be demeyi biliyorsun. Senin gibi ipneler olduğu sürece bu toplum bu güzel yurdum vatanındaki 8 milyondan fazla özürlüyü daha çok unutur.

Şeref yoksunu bu abilerin yüzüne baktım inene kadar ikisinin de hem de. Yumruklarımı sıktım, birşey söylemek istedim. Allah sabır verdi söylemedim. Ulan hala aklıma geldikçe deli oluyorum. Allah sizi ıslah etsin, Allah sizi bildiği gibi yapsın… Ne diyim ulan…



Yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazmak ister misiniz?

Bu yazı için yorum yapın

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture.
Anti-Spam Image