'Havadan Sudan' Kategorisindeki Arşivler
Bahar Geldi Sıra Bende!
Sizin oralar nasıl bilemem ama şu sıralar İzmir’de fevkalade güzel bir hava var. İnsanın içi kıpır kıpır oluyor. Güzel havalar, güneşli günler insanı gerçekten şenlendiriyor.
Fakat o da nedir? Bahar geldi ancak ben hala kendimi kışın ortasında gibi hissediyorum. Yalnızım, hem de çok yalnızım… Üzerimde hala neden olduğunu bilmediğim bir ruh hali var. Bu öyle bir ruh hali ki artık kişilerarası ilişkilerim bile bozulmaya başladı. Kendimi bir türlü okula veya sosyal çevreme veremiyorum. Arkadaşlarımın, dostlarımın uzaklaşmaya başladığını hissediyorum kendimden. Bu sanırım bir süre daha böyle devam edecek. Ta ki ben bu ruh halimi üzerimden atana dek.
Hayatımın çok önemli bir 3 ayına girmişken yaptığım şeye bakın… İyi değilim ben. Belki Depresyondayımdır da haberim yoktur. Ama depresyonun tipik belirtilerini de taşıyor değilim.
Biliyorum bahar geldi sıra bende… O zaman ille de çal be Paul abi, sen de Markus abi… Çalın belki biraz olsun açılırım. Biraz olsun kendime gelirim…
Gidelim Volkan!
Yorum YokYarın Okul Açılıyor Hayırlısıyla
Yarın okulumuz açılıyor hayırlısıyla… Bakalım erken kalkabilirsem yarın okula bile gitmeyi düşünüyorum. Şeytan her ne kadar “Volkan gitme lan okula, yat evde işte” dese de yarın okula gitmeyi düşünüyorum. Hava şartları da pek müsait değil İzmir’de.
Mesela sabah ve öğle üzeri kar yağıyordu buralara. Hakikaten uzun süredir bu şehirde görmediğim bir manzara ile karşılaştım. Bakkaldan ekmek alıp gelene kadar dondum. Bir de apartmanın aralığından dışarı çıkana kadar mükemmel bir rüzgar vuruyor adamın alnının çatına. Her geçişte dolu dolu küfür ediyorum. Birgün birileri duyacak ondan korkuyorum.
Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım, okulumuz açılıyor ve yeni bir Bahar yarıyılı ile karşı karşıyayız. İnşallah ben ve tüm öğrenci arkadaşlarım için hayırlı olur.
Yorum YokAllah’ım Ne Rezalet Bir Gün Geçirdim…
Hakikaten bugün rezalet bir gün geçirdim. Önce sabahın bir körü kalkıp ev sahibine kirayı götürdüm. Ondan sonra okula uğradım. Okul açılmadan niye okula uğradın diyeceksiniz. Okulun güzel sistemi ben tüm derslerden başarılı olduğum halde kaydımı yapmıyordu da ondan. Faika hanımla görüştüm, dedim durum böyleyken böyle sayın Faika hanım. O da sağolsun hemen Rektörlük’ü aradı ve 1 saat sonra falan kaydımı yapabildim. Düşünün ki bugün kayıtların son günü. Şayet kayıt yapamazsam güme gidecektim.
Eve gelmemle ne göreyim, benim Windows göçmüş gene!!! Ulen Allah’sız bir iki gün daha bekleyemedin mi? He bekleyemedin mi? Hiçbir çalışmamı kaydetmemiştim. Çünkü daha yeni format atmıştım Pc’ye. Yok illaki çökeceğim abi diyor çöktüğü yerde kalasıca!
Yetmedi bu yorgunluğun bu aritmik günün üzerine bir de açlık başgöstermez mi… Evde yiyecek gram nevale yok. Gittim malzemesini aldım bi güzel menemen yaptım yidik sonra. Günün tek güzel tarafı buydu sanırım. Yemek yemek (abes bir tamlama bu ya, yemek yemek…)
Adnan’a olan borcumu vermeyi unuttum ben ya… Anaaa bak onun da parasını vericektim. Neyse uyanınca inşallah. Ayy ne kötü birgündü Ya Rabbim! En kötü günümüz böyle olsun inşallah.
1 Yorum14 Şubat Gelmiş Neyime Be…
14 Şubat eskiden az ya da çok birşeyler ifade ederdi benim için. Yani kısacası bir anlam taşırdı. Ancak bu saatten sonra hiç bir manası olmuyor be. Sanıyorum bu yıldan itibaren de hiç ama hiç olmayacak. 14 Şubat gelmiş neyime…
15 Şubat’ın adamıyım ben…
(Laf-ı girizhâhımız incitmesin kimseyi, sevgilisi olanların bu güzel gününü kutlayalım bari… Sevdiğinize sarılın ve bu güzel günün tadını çıkarın ey Cemaat-i Müslimin… Hayırlara vesile olsun İnşaallah…)
6 YorumHer Dönem Aynı Çile be Arkadaş!
Her dönem başlangıcında aynı çileyi çekmek zorunda mıyız?
Neden bahsettiğimi hemen açıklayayım. Her dönem başında okula har(a)çlarımızı ödemek için Türkiye İş Bankası’nın yolunu tutuyoruz. Hangi şubeye giderseniz gidin kayıt dönemlerinde muazzam bir kalabalık oluyor. Öğrenci adam olduğumuzdan ve hiç kenara para atma lüksümüz olmadığından bankacı ablalarımızın “harç ücretlerinizi dilerseniz internetten online veya Atm’ler aracılığıyla sıra beklemeden yatırabilirsiniz” telkinlerini duymamazlıktan geliyoruz.
Hal böyle olunca bugün olduğu gibi bankaya girip 2-3 saat sırf 93 YTL’lik har(a)ç ücretini yatırmak için vakit öldürüyorsunuz.
Sonuçta ne oluyor peki? Olan şudur ki; dekontunuzu alıp mutlu mesut cüzdanınıza koyuyorsunuz. Sizden bekleneni yapmış olmanın verdiği muhteşem haz ile kaydınızı yapacağınız an’a kilitleniyorsunuz. Kaydınızı yaptıktan sonra duyulan zevk-ü sefa ise hiçbir yerde bulamayacağınız bir antidepresan oluyor size. Durum bundan ibaret yani.
Her sene aynı çile be arkadaş…
Yorum Yok