'Politika' Kategorisindeki ArÅŸivler
Yeni Cumhurbaşkanımız Hayırlı Olsun
Efendim yeni Reis-i Cumhur’umuz seçildi. Öyle ya da böyle, büyük tantanalar, tartışmalar, hırgürler etrafında da olsa yeni cumhurbaÅŸkanını seçebildik. Ne mutludur ki meclis bir seçim kaosuna daha girmeden bu iÅŸi bitirdi. Sevgili Abdullah Gül hakkında birÅŸey söylemek istemiyorum. Nitekim kendisi istemediÄŸim bir cumhurbaÅŸkanı ancak onun için de sırf böyle düşünüyorum diye “Gül benim CuhmurbaÅŸkanım deÄŸil” diyemem açıkçası. Sonuçta her ne kadar sokaktaki her iki kiÅŸiden birine kafa atmak istiyorsam da Abdullah Gül halkımızın milletimizin seçtiÄŸi, tek başına iktidara getirdiÄŸi bir partinin mensubu. Bundan daha demokratik bir tutum olamaz. Elbette tartışmalar ve çeliÅŸkiler olur ancak bunların önüne geçecek ve ileride bunları engelleyebilecek adımlar atarsanız hiçbir tartışma kalmaz. Zaten Sayın Gül’de yaptığı açıklamalarda Türkiye Cumhuriyetinin temel kanunlarına ve ilkelerine uyacağını söyledi. Ne diyelim vatanımız ve milletimiz için en hayırlısı olur inÅŸallah.
Ancak gönül isterdi ki bu seçim bir siyasi tartışmaya neden olmasaydı. Hatırlarsınız DSP - MHP - ANAP koalisyonunda meclis içinden bir isimin köşke çıkması muhtemel olmamış ancak tüm partiler (muhalefette dahil olmak üzere) tek bir isimde birleÅŸerek Sevgili Ahmet Necdet Sezer’i reis-i cumhur seçtirmiÅŸlerdi. KeÅŸke böyle bir tutum izlenebilseydi. Belki böylesi hem meclis hem de Türkiye’mizin siyasi ve milli istikrarı için daha iyi olurdu. Eminim ki bu ülkede o makama oturacak çok çok kaliteli ve bilgili insanlarımız mevcut. (Sözlerimden yeni cumhurbaÅŸkanımıza taÅŸ attığım anlaşılmasın alakası yoktur) Bakalım gelecek neler gösterecek…
Yorum YokCHP Nereye Gidiyor?
İnsanoğlu gelişimini sürdürdükçe hayatla ilgili konularda da bilgi sahibi oluyor. Sahip olduğu bilgi hayatın yönetilmesi konusunda bir başka platform olan siyasette de kendini gösteriyor.
Türk siyasetinin mihenk taşlarından biri olan CHP konusunda da şu sıralar herkesin gündeminde olan sorular benimde kafamın içinde cirit atıyorlar.
Peki neden diyecek olursanız son seçimlerde alınan oy oranı belli. Ben CHP’nin neden bugünlere geldiÄŸini konuÅŸmak yerine biraz kendi açımdan yapılan yanlışlara göz atmak istiyorum. Bu deÄŸerlendirmemde hiçbir görüş veya zan altında kalmadan kendi görüşlerimi okuyucularıma yansıtmak istiyorum.
BildiÄŸiniz üzere CHP belli bir süre kapalı kaldı ve daha sonrasında (1992) yeniden açıldı. Partinin tarihine baktığımızda Cumhuriyet’in kuruluÅŸ ve sonrası dönemde büyük yeniliklere imza attığı ortada. Ancak bu misyon ve vizyon sanıyorum 21. yüzyıla taşınamadı belki de taşınmak istenmedi.
HerÅŸeyden önce CHP üzerinde bir “Baykal Fenomeni” mevcut. DeÄŸerlendirme için istatistiklere bakmak yeterli. Baykallı CHP 4 genel seçime girmiÅŸ ve aldığı oylar ortada. Åžimdi CHPli muhalifler ister istemez bu kadar çok genel seçime girerek baÅŸarılı olamayan bir parti baÅŸkanının baÅŸka bir ülkede olsa çoktan siyaset arenasından çekileceÄŸini görüşünü savunuyor.
Dün Milliyet gazetesinde manÅŸetten verilen haberde gerçekten durumun vehametini iyice kavradım. Söz konusu haberde CHP kalesi olarak anılan İzmir’in oylarının AKP’den çok az farkla fazla olduÄŸu ve ÅŸehrin kıyı kesimlerinin (gelirin yüksek olduÄŸu bölgeler kastediliyor) CHP’ye oy verdiÄŸi kalan taÅŸra ve iç kesimlerinse AKP’ye oy verdiÄŸi söyleniyor. Solun ve CHP’nin kalesi olan İzmir’de bile halkın CHP’ye olan güveninin bu derece eksik olması sanıyorum CHP’nin siyasetinden kaynaklanıyor.
Neden mi? Åžayet siz kendi siyasi görüşünüzü ve açılımlarınızı rakibinize göre yaparsanız her zaman kaybedersiniz. Bunu sadece Türkiye siyasetinde deÄŸil Dünya ülkelerinin siyasi tavırlarında ve tarihte de görüyoruz. Sanıyorum CHP kurmayları bunu göremiyorlar. Baykal’ın dilinde olan kelimelere bakalım seçim öncesinde; Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın kol saati, oÄŸlunun gemiciÄŸi, Cumhuriyete sahip çıkılması, mevcut hükümetin yapmış olduÄŸu icraatların yetersizliÄŸi, bir de boy boy gazetelere verilen “Büyük Vurgun” afiÅŸleri.
Şimdi kendi değerlendirmemi yapmak istiyorum. Siyaset erbabı denilen şeyi benim gibi 24 yaşında ve aklı henüz havalarda bir insan bile kavrayabilmişken (üstelik siyasi bir geçmişim olmamasına rağmen) siyasi kurmayların ve yıllardır bu işte olan insanların bunu anlayamamış olması bir bilgi yetersizliği midir yoksa bir kasıt mıdır?
CHP gibi bir partinin genel baÅŸkanının ortaya koyacağı siyaset BaÅŸbakan’ın kol saatini konuÅŸmak olmamalıydı, siyasi istikrarı korumanın dışına çıkıp siyaseti yargıya taşımak olmamalıydı. CHP sorunu kendisinde aramalı. CumhurbaÅŸkanlığı sürecinde AKP’nin yeterli çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamamasında CHP ne kadar sorumluysa Merkez SaÄŸ denilen Anavatan ve Demokrat Parti’de bir o kadar sorumlu. Kaldı ki bu partilerin sandıktan çıkan sonuçları belli. Demokrat Parti hezimete uÄŸradı ve genel baÅŸkan istifa etmek zorunda kaldı. Anavatan’da da durum belirsiz.
Şayet bu siyasi anlayışla devam ederseniz siz karşınızdaki partiyi mağdur eder ve siyasi olarak ivme kaybedersiniz. Halkımız her zaman mağdurun yanındadır. Bu sözü kulağına küpe edinmeyen zihniyet sandıktan çıkan oyu beğenmemezlik yapacağına şu andaki haline şükretsin.
Soruyorum ey ahali, ey erbab! Cumhuriyet mitingleri olmasaydı, DSP sandıkta size destek vermeseydi, Terör illeti bu kadar yükselip aÄŸzınıza sakız olmasaydı, CumhurbaÅŸkanlığına geçmiÅŸi belli olan ancak siyasi ideolojileri nedeniyle (ve sırf eÅŸinin başörtüsü takması ve farklı müsebbibleriyle) istemediÄŸiniz bir kiÅŸi aday olmasaydı, Cumhuriyetin elden gittiÄŸi kanısı öyle veya böyle insanların bilincine yerleÅŸmeseydi haliniz nic’olurdu? Sandıktan bu kadar oy çıkarabilir miydiniz?
Allah hakkı için bu sorulara cevap verebilecek bir siyasi otorite çıksın da içimizi rahatlatsın. Ancak yapılan açıklamalara bakıyorsunuz. Durumu deÄŸerlendirmek hatayı kendilerinde aramak yerine “Milletin” üzerine sorumluluÄŸu yıkıyorlar.
Ey CHP, Sen GüneydoÄŸuya ve DoÄŸuya bir tane bile yatırım yapmazsan, 90lı yılların ortasındaki GüneydoÄŸu problemi ile ilgili siyasetini (kaldı ki o dönemde parti kurmaylarının bu konuda harika bir program ve iÅŸleyiÅŸ metni hazırladığı ortada) bir anda kaldırıp yerine bambaÅŸka teslimiyetçi bir siyasi anlayış belirlersen, muhalefet olmayı kendine yedirip ülke sorunlarına yardım edeceÄŸin yerde Genel Kurul’a katılmama kararı alırsan halktan bundan daha fazlasını beklemek için ne gibi bir lüksün kalır?
Baykal’ın devam edip etmeme konusuna gelince, bana kalırsa Baykal artık daha fazla bu cemiyetin başında durmasın! Sarıgül olayında olduÄŸu gibi muhalif isimlere karşı yine hak ve hukuka aykırı parti içi aziller yeniden gündeme gelir yoksa. Bu sayede senin muhaliflerin yeniden artar. Senin yapacağın veya yapmaya çalıştığın iÅŸi anlatamadan bu olayları çözümlemek zorunda kalırsın.
Baykal’ın gitmesi elbette problemleri bir anda ortadan kaldırmaz ancak partinin bir yeniden yapılanma sürecine girmesi ve bu sayede halka biraz daha yakın olması saÄŸlanabilir.
Gazeteleri hergün takip ediyorum, yakın arkadaşlarım bilirler, hergün mutlaka memleket gündemini takip eder ve ona göre yorumlar yaparım. Bakıyorum gazetelere parti tabanında en büyük sorunlardan birisi de partide gençlik kollarının neredeyse sıfır düzeyinde olması. Nedenini çok iyi biliyorum. Neden mi?
Çünkü 2002 seçimleri sonrasında CHP’nin biraz daha ivme kazanarak bir sonraki seçimlerde en azından iktidar ortağı olarak sandıktan çıkacağını düşünüyordum. Bu yüzden partinin gençlik kollarına yazılma fikri baÅŸgöstermiÅŸti bende. Fakat Baykal’ın yalan yanlış tutumları, parti içindeki huzursuzluk ve o zaman gündemde olan diÄŸer konulardan dolayı bu fikrimi erteledim ve bir daha hayata geçmemek üzere rafa kaldırdım. Buyrun en basit örnek size benim. Siyasi hayata atılabileceÄŸim ve benim öngördüğüm en iyi parti olan CHP’nin hali buysa ben nasıl siyaset yapacağım bu partinin gençlik kollarında?
Son sözlerimi bir gazetemizdeki yazılardan birisiyle noktalamak istiyorum. Gazetede yazılıyor ki, ÅŸayet Atatürk ÅŸu anda kalkıp CHP’nin bu halini görse Baykal’a “İn oradan aÅŸağı” derdi.
Atatürk böyle derdi ve birkaç akıllı muhalif partili dışında o partide kimseyi bırakmaz hepsini çıkarırdı diye düşünüyorum bende. Daha ne söyleyebilirim ki? CHP’nin bir an evvel toparlanması ve halkımızla bütünleÅŸmesi dileÄŸiyle…
4 YorumSeçimlerde Bitti Şükür Olsun…
Günlerdir dillendirdiÄŸimiz Genel Seçimler nihayet bitti. Öngörüler, propogandalar, programlar, sevinçler ve hüzünlerle bir seçimi de geride bıraktık. Millet büyük bir çoÄŸunlukla AKP’nin yeniden baÅŸa gelmesini istedi. Nitekim bunu seçim sonuçlarında açık ve net olarak gördük. CHP ise muhalefet olma arzusunu korumak istemiÅŸ olacak ki bu rolünü bu dönemki mecliste MHP ile paylaÅŸacak. Ancak dikkat edilmesi gereken en büyük yenilikse Bağımsız adayların mecliste olması.
CumhurbaÅŸkanlığı seçimleri ve önümüzdeki günlerde Avrupa BirliÄŸi için yapılması gereken “reform” niteliÄŸindeki yasa deÄŸiÅŸiklikleri için mecliste çok hararetli saatler yaÅŸanacak. Ak Partinin mevcut 340 milletvekili ile ÅŸu anda tek başına bir adayını CumhurbaÅŸkanı seçtirmesinin mümkün olmadığı ortada. Bu konuda yeniden giriÅŸimlerde bulunulacak ve belki de bir “uzlaÅŸma” yolu ve “ortak aday” seçimi gündeme gelecek.
Tabi halkın Cumhurbaşkanını seçmesi durumu da referandumla belirlenebilir. Şu anda pek birşey belli olmasa bile önümüzdeki günlerde meclisin tavrı ve siyasi liderlerin hareketleri siyasi istikrarın şekillenmesine neden olacak.
Halkın büyük çoÄŸunluÄŸunun verdiÄŸi oylarla baÅŸa geçen AKP’yi kutluyoruz. Sonuçta milletin takdiri ile baÅŸa gelmiÅŸ bir partiye bu saatten sonra söylenecek birÅŸey olamaz. Saygı duyuyoruz. Bu seçimlerin ülkemize hayır getirmesini diliyor ve aydınlık günler için dua ediyoruz.
10 YorumSeçim Tahminim…
Herkesin bir seçim tahmini var bende nacizane kendi görüşüm olan “Seçim Tahminimi” sizlerle paylaÅŸmak istiyorum.
Bana kalırsa AKP yine bu seçimlerden birinci parti olarak çıkacak. Ancak oylarında fazla bir yükselme olmayacak. Aynı şey CHP içinde geçerli. Fakat benim görüşüm bu seçim sonrasında mecliste 3 veya 4 partili bir dağılım göreceğiz.
AKP (%35) - CHP (%20) - MHP (%12, 15) - DP (%10, 12)  partileri sıralama olarak meclise girecek. ÇoÄŸunluk yine %35 civarı bir oyla Ak Parti’de olacak. Bu durumda 2002 seçimlerindeki oyunu korumayı baÅŸarabilen CHP mevcut milletvekili sayısına MHP’yi eklemek isteyecek. Bu durumda bir koalisyon hükümetinden söz edebiliriz. Ancak benim görüşüm AKP bu oluÅŸuma izin vermeyecek. Yine tek başına iktidar olmak için bazı “bağımsız” adayları kendi bünyesine katarak mutlak çoÄŸunluÄŸu saÄŸlamaya çalışacak.
Bakalım ileride neler olur, bunu bir hafta sonra göreceğiz.
1 YorumEn sağı en sola en solu en sağa alalım!
Dün annemle haberleri izliyorduk. Annem çok iyi bir yerden dem vurup damarıma bastı. “Sağı solu kalmadı, kim derdi ki İlhan Kesici CHP’den aday olsun, hiçbiÅŸey belli deÄŸil artık” diyerek beynimde ÅŸimÅŸekler çakmasına neden oldu.
Siyasi partilerin milletvekili adaylarına bakıyorsunuz. Adaylar iyi güzel hoÅŸta, adayların siyasi yaÅŸamlarında durdukları çizgiyle ÅŸimdiki aday oldukları parti birbiriyle çeliÅŸiyor. Bir aday hep sol hep sol derken bir bakıyorsunuz saÄŸ bir partiden milletvekilliÄŸi adayı oluveriyor. Bu nasıl oluyor, neden oluyor bilmiyorum ama ÅŸurası açıkça bellidir ki tamamen siyasi iktidar düşünülüyor. Adayların bu görüşün altına girip o partiden milletvekili olması birÅŸeyi deÄŸiÅŸtirmiyor. Çünkü öyle yada böyle yine o aday kendi siyasi çizgisindeki bir partiye transfer oluyor. Amma velakin bundan önceki mecliste de gördük ki bir milletvekili siyasi görüşünün tam tersine bir partiye “transfer” olabiliyor.
Bu durumda benim aklıma tek şey geliyor: Para! Parasını alan, bazı şeyler vaadedilen yüce şahsiyet bir anda tüm siyasi görüşünün tersine başka bir partiye geçebiliyor.
Eh abi burası Türkiye herşey olabilir burda. Biliyorum son birkaç yazım tamamen politika kategorisine yazılıyor ama dediğim gibi Şu seçimler olsa da biz de kurtulsak!
En güzel günler sizin olsun efendim…
1 Yorum