CHP Nereye Gidiyor?
İnsanoğlu gelişimini sürdürdükçe hayatla ilgili konularda da bilgi sahibi oluyor. Sahip olduğu bilgi hayatın yönetilmesi konusunda bir başka platform olan siyasette de kendini gösteriyor.
Türk siyasetinin mihenk taşlarından biri olan CHP konusunda da şu sıralar herkesin gündeminde olan sorular benimde kafamın içinde cirit atıyorlar.
Peki neden diyecek olursanız son seçimlerde alınan oy oranı belli. Ben CHP’nin neden bugünlere geldiÄŸini konuÅŸmak yerine biraz kendi açımdan yapılan yanlışlara göz atmak istiyorum. Bu deÄŸerlendirmemde hiçbir görüş veya zan altında kalmadan kendi görüşlerimi okuyucularıma yansıtmak istiyorum.
BildiÄŸiniz üzere CHP belli bir süre kapalı kaldı ve daha sonrasında (1992) yeniden açıldı. Partinin tarihine baktığımızda Cumhuriyet’in kuruluÅŸ ve sonrası dönemde büyük yeniliklere imza attığı ortada. Ancak bu misyon ve vizyon sanıyorum 21. yüzyıla taşınamadı belki de taşınmak istenmedi.
HerÅŸeyden önce CHP üzerinde bir “Baykal Fenomeni” mevcut. DeÄŸerlendirme için istatistiklere bakmak yeterli. Baykallı CHP 4 genel seçime girmiÅŸ ve aldığı oylar ortada. Åžimdi CHPli muhalifler ister istemez bu kadar çok genel seçime girerek baÅŸarılı olamayan bir parti baÅŸkanının baÅŸka bir ülkede olsa çoktan siyaset arenasından çekileceÄŸini görüşünü savunuyor.
Dün Milliyet gazetesinde manÅŸetten verilen haberde gerçekten durumun vehametini iyice kavradım. Söz konusu haberde CHP kalesi olarak anılan İzmir’in oylarının AKP’den çok az farkla fazla olduÄŸu ve ÅŸehrin kıyı kesimlerinin (gelirin yüksek olduÄŸu bölgeler kastediliyor) CHP’ye oy verdiÄŸi kalan taÅŸra ve iç kesimlerinse AKP’ye oy verdiÄŸi söyleniyor. Solun ve CHP’nin kalesi olan İzmir’de bile halkın CHP’ye olan güveninin bu derece eksik olması sanıyorum CHP’nin siyasetinden kaynaklanıyor.
Neden mi? Åžayet siz kendi siyasi görüşünüzü ve açılımlarınızı rakibinize göre yaparsanız her zaman kaybedersiniz. Bunu sadece Türkiye siyasetinde deÄŸil Dünya ülkelerinin siyasi tavırlarında ve tarihte de görüyoruz. Sanıyorum CHP kurmayları bunu göremiyorlar. Baykal’ın dilinde olan kelimelere bakalım seçim öncesinde; Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın kol saati, oÄŸlunun gemiciÄŸi, Cumhuriyete sahip çıkılması, mevcut hükümetin yapmış olduÄŸu icraatların yetersizliÄŸi, bir de boy boy gazetelere verilen “Büyük Vurgun” afiÅŸleri.
Şimdi kendi değerlendirmemi yapmak istiyorum. Siyaset erbabı denilen şeyi benim gibi 24 yaşında ve aklı henüz havalarda bir insan bile kavrayabilmişken (üstelik siyasi bir geçmişim olmamasına rağmen) siyasi kurmayların ve yıllardır bu işte olan insanların bunu anlayamamış olması bir bilgi yetersizliği midir yoksa bir kasıt mıdır?
CHP gibi bir partinin genel baÅŸkanının ortaya koyacağı siyaset BaÅŸbakan’ın kol saatini konuÅŸmak olmamalıydı, siyasi istikrarı korumanın dışına çıkıp siyaseti yargıya taşımak olmamalıydı. CHP sorunu kendisinde aramalı. CumhurbaÅŸkanlığı sürecinde AKP’nin yeterli çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamamasında CHP ne kadar sorumluysa Merkez SaÄŸ denilen Anavatan ve Demokrat Parti’de bir o kadar sorumlu. Kaldı ki bu partilerin sandıktan çıkan sonuçları belli. Demokrat Parti hezimete uÄŸradı ve genel baÅŸkan istifa etmek zorunda kaldı. Anavatan’da da durum belirsiz.
Şayet bu siyasi anlayışla devam ederseniz siz karşınızdaki partiyi mağdur eder ve siyasi olarak ivme kaybedersiniz. Halkımız her zaman mağdurun yanındadır. Bu sözü kulağına küpe edinmeyen zihniyet sandıktan çıkan oyu beğenmemezlik yapacağına şu andaki haline şükretsin.
Soruyorum ey ahali, ey erbab! Cumhuriyet mitingleri olmasaydı, DSP sandıkta size destek vermeseydi, Terör illeti bu kadar yükselip aÄŸzınıza sakız olmasaydı, CumhurbaÅŸkanlığına geçmiÅŸi belli olan ancak siyasi ideolojileri nedeniyle (ve sırf eÅŸinin başörtüsü takması ve farklı müsebbibleriyle) istemediÄŸiniz bir kiÅŸi aday olmasaydı, Cumhuriyetin elden gittiÄŸi kanısı öyle veya böyle insanların bilincine yerleÅŸmeseydi haliniz nic’olurdu? Sandıktan bu kadar oy çıkarabilir miydiniz?
Allah hakkı için bu sorulara cevap verebilecek bir siyasi otorite çıksın da içimizi rahatlatsın. Ancak yapılan açıklamalara bakıyorsunuz. Durumu deÄŸerlendirmek hatayı kendilerinde aramak yerine “Milletin” üzerine sorumluluÄŸu yıkıyorlar.
Ey CHP, Sen GüneydoÄŸuya ve DoÄŸuya bir tane bile yatırım yapmazsan, 90lı yılların ortasındaki GüneydoÄŸu problemi ile ilgili siyasetini (kaldı ki o dönemde parti kurmaylarının bu konuda harika bir program ve iÅŸleyiÅŸ metni hazırladığı ortada) bir anda kaldırıp yerine bambaÅŸka teslimiyetçi bir siyasi anlayış belirlersen, muhalefet olmayı kendine yedirip ülke sorunlarına yardım edeceÄŸin yerde Genel Kurul’a katılmama kararı alırsan halktan bundan daha fazlasını beklemek için ne gibi bir lüksün kalır?
Baykal’ın devam edip etmeme konusuna gelince, bana kalırsa Baykal artık daha fazla bu cemiyetin başında durmasın! Sarıgül olayında olduÄŸu gibi muhalif isimlere karşı yine hak ve hukuka aykırı parti içi aziller yeniden gündeme gelir yoksa. Bu sayede senin muhaliflerin yeniden artar. Senin yapacağın veya yapmaya çalıştığın iÅŸi anlatamadan bu olayları çözümlemek zorunda kalırsın.
Baykal’ın gitmesi elbette problemleri bir anda ortadan kaldırmaz ancak partinin bir yeniden yapılanma sürecine girmesi ve bu sayede halka biraz daha yakın olması saÄŸlanabilir.
Gazeteleri hergün takip ediyorum, yakın arkadaşlarım bilirler, hergün mutlaka memleket gündemini takip eder ve ona göre yorumlar yaparım. Bakıyorum gazetelere parti tabanında en büyük sorunlardan birisi de partide gençlik kollarının neredeyse sıfır düzeyinde olması. Nedenini çok iyi biliyorum. Neden mi?
Çünkü 2002 seçimleri sonrasında CHP’nin biraz daha ivme kazanarak bir sonraki seçimlerde en azından iktidar ortağı olarak sandıktan çıkacağını düşünüyordum. Bu yüzden partinin gençlik kollarına yazılma fikri baÅŸgöstermiÅŸti bende. Fakat Baykal’ın yalan yanlış tutumları, parti içindeki huzursuzluk ve o zaman gündemde olan diÄŸer konulardan dolayı bu fikrimi erteledim ve bir daha hayata geçmemek üzere rafa kaldırdım. Buyrun en basit örnek size benim. Siyasi hayata atılabileceÄŸim ve benim öngördüğüm en iyi parti olan CHP’nin hali buysa ben nasıl siyaset yapacağım bu partinin gençlik kollarında?
Son sözlerimi bir gazetemizdeki yazılardan birisiyle noktalamak istiyorum. Gazetede yazılıyor ki, ÅŸayet Atatürk ÅŸu anda kalkıp CHP’nin bu halini görse Baykal’a “İn oradan aÅŸağı” derdi.
Atatürk böyle derdi ve birkaç akıllı muhalif partili dışında o partide kimseyi bırakmaz hepsini çıkarırdı diye düşünüyorum bende. Daha ne söyleyebilirim ki? CHP’nin bir an evvel toparlanması ve halkımızla bütünleÅŸmesi dileÄŸiyle…
4 Yorum Yapılmış
Bu yazı için yorum yapın
yazdıklarınıza aynen katılıyorum. ben de bir chp gönüllüsüyüm. ama unutmamak lazım ki mevcutu beğenmiyorsak bunu değiştirmek için çalışmalıyız. bunu biz gençler yapmazsak kimse yapamaz. benimle iletişime geçerseniz sevinrim.
Senem hanım ilginize teşekkür ederim, açıkçası eski bir yazıya bu kadar aradan sonra yorum yapılması çok hoşuma gitti. Sizinle mail yoluyla irtibata geçebilirim, ancak isterseniz msn adresimi de size e-posta yoluyla gönderebilirim.
off ya siz orda birbirinize girin biz burda parasızlıktan kafayı yiyelim ohh ne rahat para deseniz sizde iş deseniz size bide birbirinizi yiyorsunuz bi allahın kulu şu fakirlerin durumu nolacak diye düşlünmüyoırağı abd yi düşündünüz kadar bizide düşünün beeeee
@demet, vallahi bende iÅŸsizim, öğrenciyim aynı zamanda çalışıyorum ama son 6 aydır bir tasarım, grafik iÅŸi yaptığım yok. Ben de fakirim, beni de düşünen yok… Ne demek istediÄŸini iyi anlıyorum. (tabii lafın iktidara ise, yok bana ise ayıp vallahi)