Hayırlı Cumalar Efendim

Öncelikle hepinize hayırlı Cumalar diliyorum Efendim. İstanbul’da bulunamam sebebiyle büyüdüğüm yerlerdeyim yine. Buraların o manevi havasını size nasıl anlatayım bilmiyorum. Bugün Kuran-ı Kerim’i öğrendiğim camide Cuma namazımı kıldım. Hocamınızın hutbesi de Kuran Kurslarıyla ilgiliydi. Birden çocukluğuma döndüm. Her zaman çocuk olmayı başaramadığım ama bir yandan hep içimde yaşayamadığım çocukluğumu koruduğum kendime döndüm.

Nasıl unutulur ki? Sabahların o kör karanlığında camiye gidişim, o buram buram mescit kokan avlular nasıl unutulabilir? Kuran’ı öğrenmeyi başardığım günlerin gururunu kim bana verebilir tekrar? İlahi sesiyle bana cüzümü bitirip Kuran’a geçmemi söyleyen hocamı nasıl unutabilirim? Bir başkaydı o zamanlar çocukluk. Kuran öğreniyorduk, Kuran yaşıyorduk. Namaz kılmayı bir erdem biliyorduk. Koştura koştura bir İkindi namazını kaçırmamanın, zamanında kılmanın verdiği zevki bana kim verebilir ki?

Hocamız hutbesinde “Çocuklarınızı bir bayram edasıyla, yıkayın, aklayın, elinden tutup camiye getirin” diyordu. Ne de güzel söylüyor. Hiçbir ideolojinin arkasına sığınmadan, sadece Yaradan’ı onun güzel kulu ve elçisi Hz. Muhammed’i ve ahlağını öğrendiğim günler ne güzeldi. Allahım çocuk olmak ve o çocuklukta şimdi bildiğim şeyleri öğrenmek ne güzeldi. Allahıma binlerce şükür olsun ki, Kuran’ı bir araç değil amaç olarak gördüm, dinime öyle sarıldım. Namazımı terkettim belki ama içimdeki imanı hiçbir zaman yabana atmadım. Dua müminin kılıcıymış, bunu 24 yıllık yaşantımda defalarca öğrendim. Allah’a yapılan bir yakarış bir yalvarış bazen dünyaları değiştiriyormuş. Bunu öğrendim.

Keşke şu son zamanlarını yaşamasaydı ülkem, keşke dini bir takım kişiler kendilerine alet olarak kullanmasaydı da benim güzel yurdum insanı dini bir zorunluluk olarak hissetmeseydi. Keşke diyorum çünkü bundan 20 yıl önce böyle şeyler yoktu. Bir insan o zaman “Hem Laik Hem Müslüman” olabiliyordu çünkü. Sokaktaki adamın Laiklikten alacağı ya da anladığı yoktu. Laik olmak devlet eşrafının işiydi. Şimdi sokaktaki adam diyor ben Laikim diye.

Allah bana okuma, ilme irfana kavuşma şerefi verdi de şimdi herşeyi daha iyi anlıyorum. Dini bir partinin isteği olarak yaşamaktansa yaşamam daha iyi. İçimde saklarım, içimde yaşarım daha iyi. Benim bu sözlerimi okuyan ey okuyucu, beni sanma ki bir Yobazım, beni sanma ki bir gericiyim, haşa ben ancak dini kendi gözüyle gören ve tüm ideolojilerden uzak olarak yaşanmasını isteyen bilinçli bir kulum.

Demiyor muyuz hep “Allah ile Kul arasına kimse giremez” diye. Şimdi giriyorlar, şimdi herşeyi yapıyorlar da dini, kitabı öğretmeyi unutuyorlar. Bir kitap öğreten bak bize oy ver diyor. Bize yanaş diyor, ben size değil, ilahi kurtarıcıya yanaşacağım.

Allah herbirimizi hidayetinden ayırmasın. Hayırlı Cumalar Efendim…



4 Yorum Yapılmış

  1. cemil 25 Haziran 2007 6:09 am

    hocam iyi güzel de. öyle bir zamana gelmişiz ki:

    insanlar dinini yaşayarak yobaz damgası yemektense “dinimi gizli yaşarım, kalbimde yaşarım, gönlümde yaşarım, dini anlatanlar yobazdır onlardan uzak dururum” gibi düşüncelere dalıp gidiyorlar. Peygamber efendimiz (s.a.s.) bir hadis-i şerifinde ahir zamanda islamı yaşabilmeyi insanın elinde kor tutmasına benzetiyor.

    Yani bizim durumumuzu tarif ediyor. Sen yobazsın, sen gericisin şeklinde dinini yaşamanın zorlaştırıldığı bir ortamda dinini yaşayabilmek gerçekten bu örneğe çok çok uygun.

    sözümü yanlış anlamayın. sözüm bu makalenin yazarına falan değil asla. sadece böyle bir yazının altına ilgili bir düşüncemi yazmak istedim.

  2. admin 25 Haziran 2007 6:19 am

    Cemil kardeşim sözlerinde bir art niyet aramadım inan. Bu sözlerinin yazıyı yazan bana da olmadığı aşikar. Sözlerin çok doğru bu konuda sana katılıyorum.

    Ayrıca Peygamber Efendimiz (S.A.V) Ahir zaman insanının dinini yaşarken herkesten çok yorulacağını ve onların çok daha iyi yerleri hakettiğini söylüyor yanlış bilmiyorsam. Bu konuda bende hemfikirim çünkü devran öyle bir hale geldi ki artık ben müslümanım ben dindarım diyenin boynu vurulma noktasına geldi. Tarih bu tür insani oluşumları ve toplumsal döngüleri her zaman gözlerimizin önüne seriyor. Bu gidişatın sonunda her zaman insanlık tarihine geçen bir olay yaşanıyor. Söz gelimi Nuh Peygamber zamanında yaşanan büyük Tufan, Ad kavminin başına gelenler, Semud kavminin başına gelenler, İsrailoğullarının başına gelenler, Hz. İsa’mızın başına gelenler ve en önemlisi Alemlerin Rahmeti Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın (SAV) başına gelenler. Bunların hepsi hem din tarihinde hem de insanlık tarihinde yer etmiş olaylar.

    Dediğim gibi bu tür döngülerin sonunda hep bir olay vuku buluyor. Konunun amacından sapmak istemiyorum ama dini kirleten insanlarla beraber yaşamaktansa ben yine de kendi içimde yaşamayı tercih ediyorum. Kimseye söylemeden, orucumu tutmayı, kitabımı okumayı, namazımı kılmayı tercih ederim. Tabi İslam şartlarından kopmadan ve sapmadan.

    Değerli yorumun için çok teşekkür ederim Cemil kardeşim. İnan bu konuya yapılabilecek en güzel yorumlardan biriydi.

  3. cemil 25 Haziran 2007 2:42 pm

    hocam yine hepimizin bildiği üzere peygamber efendimiz (s.a.s.) bizler için (ahir zaman müminleri için) kardeşlerim diyor. bu hadise şöyle:
    “Yine bir gün Efendimiz (sas) arkadaşlarıyla Baki mezarlığına giderler. “Selam size ey müminlerin yurdunda sakin olanlar, biz de inşallah size kavuşacağız.” demiş, ardından da, “Kardeşlerimi çok özledim.” buyurmuşlardır. Yanındaki arkadaşları, “Biz senin kardeşlerin değil miyiz ya Rasulallah?” deyince, Efendimiz (sas), “Sizler benim arkadaşlarımsınız. Kardeşlerim henüz dünyaya gelmedi.” buyurmuşlardır. ”

    Hocam bu tür sapkınlıkların, dinden uzaklaşmaların sonunda hep kötü şeylerin olduğunu söylemişsin. Kesinlikle doğru. Ancak peygamber efendimiz’den (s.a.s.) sonra başka peygamber gelmeyeceğini ve kıyamet alametlerinin bir bir gerçekleştiğini göz önüne alırsak bundan sonra önümüzde kıyametin olduğunu düşünebiliriz.

    Kitap okumak güzeldir, gereklidir ancak bazı şeyleri sadece kitapla da kazanamayabiliriz hocam.
    bu konuyu bir alıntıyla açmaya çalışayım:
    “Talebeleri ehl-i sünnet âlimlerinin sohbetlerinde not tutmazlardı. Not tutanları kibar şekilde ikaz ederlerdi. Bu notları okuyacak zamanınız olmaz derlerdi. Sohbette not tutmak, başka şeylerle meşgul olmak anlamına gelir. Bu ise edebe aykırıdır. Ayrıca, (İlim, sadırlardan [göğüslerden] satırlara geçince feyzi eksilir) buyururlardı. İlmi kalbden kalbe aktarmak gerekir. ”

    Yunus Emre Hz. de şöyle demiş:
    “Niceler Gitti mürşid arayu
    Arayanlar buldu derde devayu
    Bin kez okur isen aktan karayu
    Bir Kamil mürşide varmadan olmaz”
    (Aktan kara malumunuz beyaz kağıt üzerine siyah yazı demek.)

    Yani diyeceğim o ki dini kullananlar vardır. Her devirde olmuştur, olacaktır da. Bence o insanların tümüne dini kullanıyor demekten ziyade dini kullanmayanını arayıp bulmak daha güzeldir.

    Hocam yorumumda bildiklerimi öğrendiğim heyecanla aktarmaya çalıştım. çok bilmişlik ettiysem affoluna.

  4. admin 26 Haziran 2007 5:45 am

    Cemil kardeşim Allah senden razı olsun. Ne güzel aktarmışsın bildiklerini. Haşa ne bir çk bilmişlik ne de bir art niyet arıyorum yorumlarında. Bilakis mutlu bile oluyorum. Böyle güzel yorumlar gelse keşke her zaman.

    Dediklerinde çok haklısın. Şu konuya yeniden temas etmem gerekir ki ahir zaman insanı tüm mümin kardeşlerimizin yanında biraz daha şanslıdır. Neden diyenleriniz olabilir, kısaca açıklamaya çalışayım. Ahir zaman insanı din dışında herşeyle uğraşmaya başlar da o yüzden. Fakirlik, geçim sıkıntısı, maddi konular, teknolojinin gelişmesi, birçok sapkınlığın artık normal gibi karşılanması (hemcins insanların aralarında yaşadığı cinsi münasebetler gibi şeyleri kastediyorum) küçük kıyamet alametlerinin yaklaşması gibi birçok örnek gösterebilirim.

    Bu ortamda ahir zaman insanı olarak bizler kendimizi görüyoruz. Çünkü dediğim gibi birçok küçük kıyamet alameti başgösterdi. Bunun yanında artık insanların ne zaman ne yapacağı belli olmamaya başladı. İşte bu ahval içinde dinine sarılan, dinini layıkıyla yaşayan insanlar her zamankinden daha çok takdir görecektir. Bunu birçok kaynaktan okudum ve birçok arkadaşımla tartıştım. Üniversitede birçok arkadaşımla tartışma konumuz bu mihvaldeydi.

    Bu nedenle ahir zaman insanının bazı konularda daha şanslı olduğunu düşünüyorum üstelik her türlü olumsuzluğa rağmen.

    Allah Teala (CC) kullarını çok seviyor. Bizleri sevdiği içinde bizim kurtuluşumuz için her yolu bize sunuyor. Ne mutludur ki O’nu anlayabiliyoruz. Hala ufakta olsa içimizde iman ateşi var.

    Cemil kardeşim yorumlarınla çok güzel bir sohbete önayak olduğun için sana çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.

Bu yazı için yorum yapın

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture.
Anti-Spam Image