Ben Böyle Aşkın Izdırabını!
Ben böyle aşkın ızdırabını diye başlayan bir laf vardır ya hani. Bugünlerde aynen onu yaşıyorum. Ulan unutamıyorum, hala onu yaşıyorum. Hala yüreğimde onun izleri var. Baktığım her yerde onu görüyorum, her yerde onun sesini işitiyorum. Çıldırıyorum galiba…
Hayır çıldırmıyorum, bunu ömrümde birkaç kez yaşadım. Fakat bu denli ağır yaşadığımı hatırlamıyorum. Bunalım bunalım takıl nereye kadar. Hayata dön biraz be oğlum! Herşey bitti mi? Burdan bakınca bitmiş gibi görünüyor. Yoo aslında bitmedi. Kendine gel biraz yahu…
Yok abi gelemiycem, uzun süre gelemiycem. Bu acı acıtıcak her bir yanımı sonra yanan yine ben olucam. Ben böyle aşkın ızdırabını diye ağlayıp durucam ondan sonra.
İç iç nereye kadar, gez toz nereye kadar. Unutamadıktan, aklından çıkaramadıktan sonra İzmir dar gelir sana…
Hala seviyorsun değil mi, hala…
Ulan ben böyle aşkın ızdırabını…!
Yorum Yok12 Ekim 2008 İzmir Blog Yazarları Buluşması
Evet arkadaşlar nice zamanlar isteyipte gidemediğim Blog Yazarları buluşmasına yarın bir aksilik olmazsa gideceğim inşallah. Buluşma 12 Ekim Pazar günü saat 2′de Kordon Manje Kafe’de olacak. Katılmak isteyen tüm blog sahipleri gelebilirler. Buluşmaya Alisko.org’dan gelecek blogcuları görebilirsiniz.
Katılım yüksek gibi görünüyor. Sanıyorum İzmir’de yaşayan blogcular olarak iyi bir toplantı daha yapılacak. Bende ilk defa katılmış olacağım. Pazar günü görüşmek üzere…
Yorum YokSağlık Uygulama Tebliği Yayınlandı ama Bu Ülkenin Fizyoterapistleri Kolay Yetişmiyor!
Selamlar efendim, kısa bir süredir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon camiası yeni yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile çalkalanıyor. Nasıl çalkalanmasın ki, Tebliğin belirli maddeleri resmen Türkiye’deki Fizyoterapistleri yok sayıyor. İşte o madde;
Uygulamaların fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin gözetiminde hekim dışı sağlık personeli tarafından uygulanmış olmadır.
Bu madde Tebliğin 19.7.1a bendinde geçiyor. Şimdi Allah aşkına bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uygulaması genel manada bir yardımcı sağlık personeli tarafından nasıl yapılabilir, birisi bunu bana izah etsin? Yapamaz! Çünkü Rehabilitasyonun ve bilhassa Fizik Tedavinin belkemiğini oluşturan ana Rehabilitasyon elemanı Fizyoterapisttir! Bunu bir takım çevrelerde biliyor ama yasayla desteklemek işlerine gelmiyor.
Bu durumda neler olacak, olacağı şu ki; birçok merkez diplomalı Fizyoterapistlere vereceği ücret yerine daha da düşük bir maaşa “Yardımcı Sağlık Personeli” çalıştıracak. Bu ne demek oluyor, 2 ay eğitim alıp kendini fizyoterapist zanneden birçok insanın ortaya çıkması oluyor.
Fizyoterapistin yaptığı iş ve aldığı eğitim bu ülke tarafından görmezden geliniyor. 4 yıl aralıksız alınan eğitimde, Nöroanatomi, Nörofizyoloji, Histoloji gibi temel tıp eğitimi derslerinin yanında Pulmoner Rehabilitasyon, Ortopedik Rehabilitasyon, Nörolojik Rehabilitasyon, PNF gibi dersler de alınıyor. Bunları zaten Fizyoterapistin dışında bir sağlık personelinin uygulaması imkansız.
Bir Hemipleji hastasını yeni yasayla teslim ettiğiniz yardımcı sağlık personeli nasıl bir değerlendirme yapacak, nasıl bir tedavi yöntemi izleyecek çok merak ediyorum…
40 yılı aşkın süredir Üniversitelerden mezun veren, alanında Profesörler ve nice hocalar yetiştirmiş bir mesleğin bir kanun ile bir madde ile ayaklar altına alınması demek bütün bir Fizik Tedavi aleminin ayaklar altına alınması demektir!
Hadi bizi geçelim, madem ki bu ülkenin sağlık politikasında iyileştirmelerde bulunacaksınız o zaman biraz da hastaları düşünün. İşinin ehli olmayan kişilerin yaptıracağı uygulamaların ceremesini kim çekecek? Tabi ki hasta ve hasta yakınları. Uygulanan yanlış tedavileri, egzersizleri saymıyorum bile.
Başlıkta yazdım, bu ülkede Fizyoterapist kolay yetişmiyor. Her zaman olduğundan daha fazla bu ülkenin Fizyoterapistlere, işini seven insanlara ihtiyacı var. Biz buradayız, işimizi seviyoruz, hastalarımızı seviyoruz ama çalışma imkanımız ve alanlarımız devletin öngörüleriyle kısıtlanıyor.
Bu hem hasta haklarına, hem insan haklarına hem de hak ve eşitliklere saygısızlıktır.
Yorum YokBenim Başım Kel mi?
Hazır t’yi güncellemişken, bir de volkank.com’a el atayım dedim. Son Wordpress versiyonuna güncelledim. Artık daha bir şeker oldu, yakında yeni bir de tema yaparım son sürümle uyumlu. Sonra da başlarız güzel güzel yazmaya. (Ne de çok yazıyorum ya)
Tema olayına hala karar veremedim, kendim mi yapayım, bi temamı düzenleyip koyayım bir türlü hal yoluna koyamadım olayı. Neyse zamanla yaparız birşeyler. Battı balık yan gider ve yandaşlarına gelsin bu parça: Ölsem Vazgeçmem!
Yorum YokFeysbuk Adamı Çıldırtma!
Kardeşim bu Feysbuk iyi güzel hoşta, ya her Allah’ın günü de Çete savaşları daveti gelmez ki be! Bi giriyorum ağ kümesine yerle yeksan hesabımız. Çete savaşları, yok o burda bunu aldı bu şunu yaptı bu sana davet çaktı! Lan iki tane çakıcam o olucak en sonunda…
Yollamayın kardeşim davet neyim, valla bırakıcam bu yüzden Feysbuku… Bu arada sıkıldım siteden, bayram sonrası güzel bir tema yapayım da evler şenlensin… Haydi kalın sağlıcakla gençler.
Yorum Yok