Dr. Oliver Sacks | Karısını Şapka Sanan Adam
Son dönemlerde okuduğum kitaplardan hiç bahsetmediğimi gördüm. Hoş uzun zamandır kitap okuduğum falan da yoktu. Bunca yoğunluğun arasında her zaman kitap okumayı bir yerlere sıkıştırırdım ama bu aralar gerçekten vaktim yok. Bu yazımda sizlere kısa bir süre önce bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum.
Dr. Oliver Sacks‘ın yazmış olduğu bu kitapta Nörofizyolojik bozuklukları olan ve Sacks’ın bizzat hastası olan kişilerin hikayeleri anlatılıyor. Kitap fizyoloji’ye ilgi duyan kişiler için gerçekten çok güzel bir kaynak. Kitabı okurken Nörofizyoloji dersinde gördüğüm bozuklukların gerçek hayatta gerçek hastalar üzerindeki etkilerini anlamak gerçekten beni büyüledi. Özellikle ilk hikaye olan “Karısını Şapka Sanan Adam” ve sonlara doğru yer alan “İkizler” hikayeleri beni benden etti.
Bu kitap sayesinde Nörofizyolojik bozuklukları olan kişilere olan bakış açım değişti. Hoş bu insanlar ileride birgün benim hastam da olacaklar. Beyninin Frontal, Temporal, Parietal bölümlerinde bir veya birden fazla hasarı olan kişilerin karşılaştığı akıl almaz sendrom ve bozukluklar normal bir okuyucuya inandırıcı gelmeyebilir ancak bu hikayeler tamamen gerçek.
Bununla birlikte halk arasında “Deli, Akıl Hastası” diye tabir ettiğimiz kişilerinde aslında duygularını dışavurumda en az bizler kadar profesyonel oldukları ve onların da kendilerine ait bir iç dünyaları olduğunu görmek bir o kadar şaşırtıcı.
Bu kitabı Nöroloji’ye ister meraklı olun ister olmayın ama edinip birkaç hikayeyi bile olsa okuyun. Ne demek istediğimi o zaman anlayacaksınız.
Yorum YokCressida - 6AM (Kyau & Albert Remix)
Uzun süredir Müzik bölümüne birşeyler karalamıyorum. Bu sayede hem size sürekli dinlediğim bir parçayı haber vereyim hem de bu bölümü boş bırakmayalım.
Cressida’nın 6AM parçasına Kyau & Albert’in yapmış olduğu harika mix’i sizlere tavsiye ediyorum. Bir kez dinledim ve kopamadım. Her Allah’ın günü en az 10 kere dinliyorum. Şiddetle tavsiyedir!
Cressida - 6AM (Kyau & Albert Remix)
Yorum Yok670 Maceraları volx: Kapat Şu Müziği!
Yine bir 670 macerasıyla beraberiz. Bu seferki güzel ve bir o kadar da dumur şiddeti yüksek bir macera…
Güzel bir vasıta geldi bindim. Akşamın bir yarısı eve döndüğüm için vasıtada bir tane boş yer buldum. Hanımın birisi başını arkaya yaslamış gözlerini de kapamış oturuyor bende yanına oturdum. Uyumadığını biliyorum çünkü bir iki kez gözlerini açıp dışarıya baktı ve sonra yeniden kapattı. Neyse her zaman yaptığım gibi mp3 çalarımı açtım ve Trance şarkılarımı dinlemeye başladım. Bir iki durak sonra hanım beni uyarıp:
- Müziği biraz kısabilir misiniz?
diye sordu. Bende “Bu müziği duyuyor musunuz” diye kadına karşılık verdim. O da evet cevabı verince bende nezaketen müziğin sesini 30′dan 22′ye getirdim. Ancak kulaklığımdan ve kullandığım aletten o kadar eminim ki dışarı rahatsızlık verecek derecede bir ses çıkarmaz. Neyse efendim öyle böyle derken kıstık ve kısık sesle Trance dinlemeye devam ettik.
İki durak sonra hanım yine beni dürttü. Ben dedim kesin papaz olacağız. Müziği de tam kıstığıma inanıyorum halbuki. Kulaklığı çıkarıp kadına geri döndüm.
- Müsaade eder misiniz ineceğim!
Buyrun burdan yakın. 2 Durak ya 2 durak. Dayanamadın mı 2 durak daha… Müziği kıstırıp bana işkence çektiriyorsun, millete rezil ediyorsun kendin iki durak sonra iniyorsun. Olacak iş mi ya… Kadının o lafından sonra suratına okkalı bir küfür yapıştırasım geldi ama kendimi zor tuttum. Söylene söylene yer verdim indi gitti. Arkasından kafamı sallayıp baktım… Tipik orta yaş hanım abla bunalımı yaşadığı belli oluyordu. Ses etmedim… Bazen sabır çok işe yarıyor bee…
670 maceraları ve dumurları devam edecek… (Yorgun olmasam beni çantalarıyla ezen, üstümden geçen hatta bunlarla kalmayıp beni bayağı bir tartaklayan teyzeleri de yazardım, neyse başka bir maceraya inşallah… Allahım o teyzeler kocaman çantalarıyla 670′e binmesinler yaaaa!)
1 YorumBayanlar Baylar; Bugün 23 Nisan!
Bugün 23 Nisan. Atamızın Büyük Millet Meclisini açtığı ve aynı zamanda açmakla da kalmayıp bu güzel günü tüm Dünya çocuklarına armağan ettiği gün.
Her geçen gün biraz daha fazla özlediğimiz Atamızın bu tarz miraslarına sahip çıkmazsak yakında hepten unutup gideceğimizi düşünüyorum. 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 29 Ekimler o eski coşkularıyla kutlanmadıkça ayağa kalkamayacağız…
Tüm çocukların bu güzel bayramı kutlu olsun…
1 Yorum1. Fizyoterapi Öğrencileri Kurultayı Yapıldı
Kıbrıs maceramızdan sonra mesleğimizle ilgili daha doğrusu öğrencilerimizle ilgili bir güzel olay daha yaşadım. Pamukkale Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu öğrencilerinin ön ayak olduğu bu güzel girişimde Türkiye’de bulunan tüm Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarından öğrenciler Fizyoterapi Öğrenci Platformu için davet edildi. Bizim okulumuza da gelen davette ben de oraya gitme fırsatı buldum.
Pamukkale’deki kardeşlerimiz herşeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüşler. 8 kişilik kafilemizde bizi hemen otogarda karşılayıp yurda götürdüler ve güzel bir yemek yedik. Sonra gelen diğer öğrenci kafileleriyle tanıştık. Hoş ve keyifli bir geceden sonra sabah Kurultay’ın yapılacağı Pamukkale Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi’ne geldik. Gerçekten Pamukkale’nin çok güzel bir kampüsü ve kampüs yaşamı var. Cumartesi olmasına rağmen bazı bölümlerin sınavları vardı ve kampüs gerçekten çok hareketliydi. Kurultay’da güzel sunumlar yapıldı. Okulumuzunda kurucularından Prof. Dr. Uğur Cavlak konuşması ve katılımı ile bizi cesaretlendirdi. Bununla birlikte Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin de katılım bazında desteğini görmek güzeldi. Öğrenci kardeşlerimizi tanıdık ve birlikte çok eğlendik.
Kurultay sonrası Pamukkale gezisi ve daha sonrasında kalacağımız otele hareket oldu. Gezimiz çok güzeldi. Tüm öğrenci arkadaşlarımız ve bizler bir güzel eğlendik.
Kurultay’da konuşulan şeylerden bahsetmek isterim ancak bunu kimse anlamaz. Ancak güzel kararlar alındı ve bir yönetim kurulu belirlendi. Bu bizim için yeterliydi. Bu sayede artık ortak bir platformumuz oldu ve bu sadece bir başlangıç. Seneye hangi okulumuzda yapılacağı kararlaştırılmadı ancak tüm üniversitelerimiz bu iş için gönüllü ve hangisinde yapılırsa yapılsın seneye olacak organizeye de katılacağım (inşaallah).
Otelimiz ve otel imkanlarımız çok iyiydi. Cumartesi gecesi disco’da geç saatlere kadar eğlendik. Ertesi günse her öğrenci kafilesinin temsilcileri toplanarak belli başlı kararlar aldılar. Hoş ve güzel bir oluşumun içinde olmak hele ki ilk defa yapılan bir girişimde yer almak hoşuma gitti.
Pamukkale Üniversitesi ve onun nezdinde katılımda bulunan başta Dokuz Eylül, Hacettepe, İstanbul, Muğla, Dumlupınar, İzzet Baysal, Haliç Üniversitesinde Fizik Tedavi Rehabilitasyon Yüksekokullarında okuyan öğrenci kardeşlerimize çok çok teşekkür ediyorum.
Güzel dostluklar kurmak ve meslektaşlar tanımak güzeldi. İnşallah bu toplantılarımız yönetim kurulunun faaliyetleri çerçevesinde devam edecek.
Yorum Yok