670 Maceraları Volx: Bütün Küfürlerim Sana!

Arkadaş sabahın köründe dersim var, o yüzden ders başlangıç saatinden 2 saat önce uykudan kalktım. Sabah 7′de evden çıktım. 07:12′de duraktaydım. Tamı tamına yarım saat 670 bekledim. En sonunda geldi, tabi 670 gelene kadar tüm geçen otobüslere küfür ettim. 670′e de küfür ettim. Sabahları zaten çok sinirli oluyorum bir de üzerine bu vasıta böyle yapınca iyice deliriyorum.

Gelen araba bomboştu. Belli ki gelen 670′e yolda birşeyler olmuş ki bu boş arabayı göndermişler. Velhasılı bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Derken otobüsün kapıları bozulmasın mı! Haydaaa, lan şoför bir duruyor bir bakıyor sağa sola, kabinin altındaki zımbırtıları kontrol ediyor yok! Olmuyor olmuyor. Derken bütün kapılar açık gitti otobüs bir süre. Sonra baktı ki olmuyor, millet durağa gelmeden atlıyor otobüsten, herkesi indirdi. Arkadan gelen otobüse bindik. Tabi ben 08:45′te başlayacak olan derse geç kaldım.

Bugün bütün küfürlerimi 670′e ettim… Allah’ım bu kadar mı zor 2 tane fazla sefer koymak ya bu kadar mı? 515, 514 hele ki 70 beş dakiya bir geçiyor. Amma bizim otobüsten ses seda yok. Ulan bak hala aklıma geldikçe…

Yorum Yok

Sene Sonu Geliyor Artık!

Artık okul döneminin sonu geliyor ya başladı bendeki sıkıntılı bünye hali. Allah’ım finalleri düşündükçe karnıma ağrılar giriyor. Bu dönem tüm dersleri geçeceğime inanıyorum ama yine şu Allah’ın belası ingilizce dersi beni düşündürüyor. Arkadaş o kadar iyi ingilizcem olmasına rağmen bu derste öğretilen ingilizceyi anlayamıyorum kavrayamıyorum ya. Sınavlarda hep çuvallıyorum. Geçen dönem ittire ittire geçtik bakalım bu dönem ne olacak.

Diğer derslerde de aslında durum çok iyi değil ama yine de geçeceğime inanıyorum, sonuçta tüm dersleri az ya da çok kavrıyorum. Biraz çalışmayla halledilemeyecek ders yok bana kalırsa.

Bakalım kısmetimiz ne bu dönemin sonunda ak koyun kara koyun belli olur.

Yorum Yok

Fizyoterapi Öğrenci Platformu Facebook Grubu

Daha öncesinde Fizyoterapi Öğrenci Platformu hakkında kısa bir bilgilendirici yazı yazmıştım. Şimdi de FÖP’ün Facebook’ta oluşturduğumuz grubunu duyurmak istiyorum. Bu gruba üye olarak gelişmelerden haberdar olabilirsiniz. Şayet bu yazıyı okuyan ve Türkiye’de Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu/Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi bölümlerinde okuyan öğrenci arkadaşlarımız varsa lütfen gruba katılsınlar.

Gruba Ulaşmak İçin Tıklayınız…

Yorum Yok

Tiesto - Elements of Life Remixed 2008

Tiesto’nun EOL albümünün remix versiyonu kısa bir süre önce duyuruldu. Benim albümü ancak dün gece dinleme imkanım oldu. Bu albümün çıktığını duyduğum zamanlarda mp3 çalarımda sürekli EoL’ü dinledim ve parçaları iyice özümsedim. Maksadım Remixed albüm elime geçince iyi bir değerlendirme yapmaktı. Nitekim iyi birşey yaptığımı da düşünüyorum, özellikle yeni albümü elime alıp dinleyince bunun faydasını daha iyi gördüm.

EoL Remixed 2008 albümünde birçok ünlü Dj parçaları remixleriyle renklendirmiş. First State, Cosmic Gate, Sander van Doorn bunlardan sadece birkaçı. Bilhassa Carpe Noctum parçasına Dj Preach’ın yaptığı çalışma çok hoşuma gitti. Tabi diğer mix’lerde çok güzel ancak bu parçayı üst üste 3 kez dinledim. EoL albümündeki bir başka favorim parçam olan Sweet Things’e Remixed 2008′de Tom Cloud harika bir remix yapmış. Gerçekten bu parçayı EoL albümünde duyunca tüylerim diken diken oluyordu şimdi daha fazla duygulanıyorum.

Albümü üst üste 3 kere dinlemiş olmam gerekiyor. Toplam boyutu 182mb olan bu albümde bir de Bonus Track olarak Tiesto - Blue Man Group - No More Heroes parçasına yer verilmiş. Trance ve Tech müziğe dair güzel örnekler olan bu albüm herkesin arşivinde yer almalı diye düşünüyorum. Hem Tiesto gibi bir üstada saygı hem de muhteşem dj’lerin yaptıkları çalışmaları saklamak adına çok güzel olur.

Trance’la kalın efendim…

Yorum Yok

Dr. Oliver Sacks | Karısını Şapka Sanan Adam

Son dönemlerde okuduğum kitaplardan hiç bahsetmediğimi gördüm. Hoş uzun zamandır kitap okuduğum falan da yoktu. Bunca yoğunluğun arasında her zaman kitap okumayı bir yerlere sıkıştırırdım ama bu aralar gerçekten vaktim yok. Bu yazımda sizlere kısa bir süre önce bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum.

Dr. Oliver Sacks‘ın yazmış olduğu bu kitapta Nörofizyolojik bozuklukları olan ve Sacks’ın bizzat hastası olan kişilerin hikayeleri anlatılıyor. Kitap fizyoloji’ye ilgi duyan kişiler için gerçekten çok güzel bir kaynak. Kitabı okurken Nörofizyoloji dersinde gördüğüm bozuklukların gerçek hayatta gerçek hastalar üzerindeki etkilerini anlamak gerçekten beni büyüledi. Özellikle ilk hikaye olan “Karısını Şapka Sanan Adam” ve sonlara doğru yer alan “İkizler” hikayeleri beni benden etti.

Bu kitap sayesinde Nörofizyolojik bozuklukları olan kişilere olan bakış açım değişti. Hoş bu insanlar ileride birgün benim hastam da olacaklar. Beyninin Frontal, Temporal, Parietal bölümlerinde bir veya birden fazla hasarı olan kişilerin karşılaştığı akıl almaz sendrom ve bozukluklar normal bir okuyucuya inandırıcı gelmeyebilir ancak bu hikayeler tamamen gerçek.

Bununla birlikte halk arasında “Deli, Akıl Hastası” diye tabir ettiğimiz kişilerinde aslında duygularını dışavurumda en az bizler kadar profesyonel oldukları ve onların da kendilerine ait bir iç dünyaları olduğunu görmek bir o kadar şaşırtıcı.

Bu kitabı Nöroloji’ye ister meraklı olun ister olmayın ama edinip birkaç hikayeyi bile olsa okuyun. Ne demek istediğimi o zaman anlayacaksınız.

Yorum Yok

Pages (43): « 1 [2] 3 4 5 » ... Last »