Cressida - 6AM (Kyau & Albert Remix)

Uzun süredir Müzik bölümüne birşeyler karalamıyorum. Bu sayede hem size sürekli dinlediğim bir parçayı haber vereyim hem de bu bölümü boş bırakmayalım.

Cressida’nın 6AM parçasına Kyau & Albert’in yapmış olduğu harika mix’i sizlere tavsiye ediyorum. Bir kez dinledim ve kopamadım. Her Allah’ın günü en az 10 kere dinliyorum. Şiddetle tavsiyedir!

Cressida - 6AM (Kyau & Albert Remix)

Yorum Yok

670 Maceraları volx: Kapat Şu Müziği!

Yine bir 670 macerasıyla beraberiz. Bu seferki güzel ve bir o kadar da dumur şiddeti yüksek bir macera…

Güzel bir vasıta geldi bindim. Akşamın bir yarısı eve döndüğüm için vasıtada bir tane boş yer buldum. Hanımın birisi başını arkaya yaslamış gözlerini de kapamış oturuyor bende yanına oturdum. Uyumadığını biliyorum çünkü bir iki kez gözlerini açıp dışarıya baktı ve sonra yeniden kapattı. Neyse her zaman yaptığım gibi mp3 çalarımı açtım ve Trance şarkılarımı dinlemeye başladım. Bir iki durak sonra hanım beni uyarıp:

- Müziği biraz kısabilir misiniz?

diye sordu. Bende “Bu müziği duyuyor musunuz” diye kadına karşılık verdim. O da evet cevabı verince bende nezaketen müziğin sesini 30′dan 22′ye getirdim. Ancak kulaklığımdan ve kullandığım aletten o kadar eminim ki dışarı rahatsızlık verecek derecede bir ses çıkarmaz. Neyse efendim öyle böyle derken kıstık ve kısık sesle Trance dinlemeye devam ettik.

İki durak sonra hanım yine beni dürttü. Ben dedim kesin papaz olacağız. Müziği de tam kıstığıma inanıyorum halbuki. Kulaklığı çıkarıp kadına geri döndüm.

- Müsaade eder misiniz ineceğim!

Buyrun burdan yakın. 2 Durak ya 2 durak. Dayanamadın mı 2 durak daha… Müziği kıstırıp bana işkence çektiriyorsun, millete rezil ediyorsun kendin iki durak sonra iniyorsun. Olacak iş mi ya… Kadının o lafından sonra suratına okkalı bir küfür yapıştırasım geldi ama kendimi zor tuttum. Söylene söylene yer verdim indi gitti. Arkasından kafamı sallayıp baktım… Tipik orta yaş hanım abla bunalımı yaşadığı belli oluyordu. Ses etmedim… Bazen sabır çok işe yarıyor bee…

670 maceraları ve dumurları devam edecek… (Yorgun olmasam beni çantalarıyla ezen, üstümden geçen hatta bunlarla kalmayıp beni bayağı bir tartaklayan teyzeleri de yazardım, neyse başka bir maceraya inşallah… Allahım o teyzeler kocaman çantalarıyla 670′e binmesinler yaaaa!)

1 Yorum

Bayanlar Baylar; Bugün 23 Nisan!

Bugün 23 Nisan. Atamızın Büyük Millet Meclisini açtığı ve aynı zamanda açmakla da kalmayıp bu güzel günü tüm Dünya çocuklarına armağan ettiği gün.

Her geçen gün biraz daha fazla özlediğimiz Atamızın bu tarz miraslarına sahip çıkmazsak yakında hepten unutup gideceğimizi düşünüyorum. 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 29 Ekimler o eski coşkularıyla kutlanmadıkça ayağa kalkamayacağız…

Tüm çocukların bu güzel bayramı kutlu olsun…

1 Yorum

1. Fizyoterapi Öğrencileri Kurultayı Yapıldı

Kıbrıs maceramızdan sonra mesleğimizle ilgili daha doğrusu öğrencilerimizle ilgili bir güzel olay daha yaşadım. Pamukkale Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu öğrencilerinin ön ayak olduğu bu güzel girişimde Türkiye’de bulunan tüm Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarından öğrenciler Fizyoterapi Öğrenci Platformu için davet edildi. Bizim okulumuza da gelen davette ben de oraya gitme fırsatı buldum.

Pamukkale’deki kardeşlerimiz herşeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüşler. 8 kişilik kafilemizde bizi hemen otogarda karşılayıp yurda götürdüler ve güzel bir yemek yedik. Sonra gelen diğer öğrenci kafileleriyle tanıştık. Hoş ve keyifli bir geceden sonra sabah Kurultay’ın yapılacağı Pamukkale Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi’ne geldik. Gerçekten Pamukkale’nin çok güzel bir kampüsü ve kampüs yaşamı var. Cumartesi olmasına rağmen bazı bölümlerin sınavları vardı ve kampüs gerçekten çok hareketliydi. Kurultay’da güzel sunumlar yapıldı. Okulumuzunda kurucularından Prof. Dr. Uğur Cavlak konuşması ve katılımı ile bizi cesaretlendirdi. Bununla birlikte Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin de katılım bazında desteğini görmek güzeldi. Öğrenci kardeşlerimizi tanıdık ve birlikte çok eğlendik.

Kurultay sonrası Pamukkale gezisi ve daha sonrasında kalacağımız otele hareket oldu. Gezimiz çok güzeldi. Tüm öğrenci arkadaşlarımız ve bizler bir güzel eğlendik.

Kurultay’da konuşulan şeylerden bahsetmek isterim ancak bunu kimse anlamaz. Ancak güzel kararlar alındı ve bir yönetim kurulu belirlendi. Bu bizim için yeterliydi. Bu sayede artık ortak bir platformumuz oldu ve bu sadece bir başlangıç. Seneye hangi okulumuzda yapılacağı kararlaştırılmadı ancak tüm üniversitelerimiz bu iş için gönüllü ve hangisinde yapılırsa yapılsın seneye olacak organizeye de katılacağım (inşaallah).

Otelimiz ve otel imkanlarımız çok iyiydi. Cumartesi gecesi disco’da geç saatlere kadar eğlendik. Ertesi günse her öğrenci kafilesinin temsilcileri toplanarak belli başlı kararlar aldılar. Hoş ve güzel bir oluşumun içinde olmak hele ki ilk defa yapılan bir girişimde yer almak hoşuma gitti.

Pamukkale Üniversitesi ve onun nezdinde katılımda bulunan başta Dokuz Eylül, Hacettepe, İstanbul, Muğla, Dumlupınar, İzzet Baysal, Haliç Üniversitesinde Fizik Tedavi Rehabilitasyon Yüksekokullarında okuyan öğrenci kardeşlerimize çok çok teşekkür ediyorum.

Güzel dostluklar kurmak ve meslektaşlar tanımak güzeldi. İnşallah bu toplantılarımız yönetim kurulunun faaliyetleri çerçevesinde devam edecek.

Yorum Yok

7. Rehabilitasyon Günleri’nin Ardından

Seminer'den bir kare ve ben!

Uzun süredir günlüğüme yazı yazmadığımın farkındayım. Bunun birçok nedeni var aslında ama asıl büyük neden geçen hafta sonu Kıbrıs’ta olmam ve bu hafta da sınavlarımın yoğun olmasıydı. Bu yazımda sizlere az çok Kıbrıs maceralarımdan bahsedeceğim.

Okulumuz öğretim elemanlarının Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği ile ortaklaşa düzenlediği bu güzel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Günleri’nde birçok güzel şey öğrendim. Birçok konuya olan yaklaşımım değişti. İleride uzmanlık alanıma ilişkin bilgiler aldım ve geleceğimi nasıl yönlendireceğim konusunda bir iki fikir edindim. Bunlar benim açımdan çok güzel gelişmelerdi. Ayrıca Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon’un hem ülkemizdeki hem de dünyadaki gelişimini yakından takip etmiş olduk. Bunlar benim için birer ilk olmakla birlikte çok güzel şeyler olarak hayatımın bir tarafına kazındı.

Kıbrısa ilk defa gitmiş birisi olarak oldukça şaşırdım. Burada alışkın olduğum şehir yaşantısı orada yok. Hayat daha sessiz sakin ve dingin. Bu nedenle biraz şaşırmadım desem yalan olur. Ayrıca Kıbrıs gerçekten yaşanılacak bir yer bunu anlamış bulunuyorum. Sağı solu her yeri yeşillik ve insanı ferahlatan bir havası var. Halkı ve insanların birbiri arasındaki ilişkiler çok güzel. Bu nedenle Kıbrıs’ta olmaktan büyük bir mutluluk duydum.

Bu arada hayatımda ilk defa uçağa bindim ve gerçekten ilk binişimde çok korktum. Biraz “düşer mi bu uçak şimdi, yere ne zaman ineriz, daha bitmedi mi bu yolculuk” cümlelerini geçirdim içimden. Ancak 1 saatlik yolculukta neden bu kadar sıkıntı yaptım anlamadım. Velhasılı kelam sağsalim gittik ve geldik.

İnşallah böyle etkinlikler çoğalır ve bizler de böylesine güzel toplantılara katılırız. Daha yazmak istediğim çok şey var ama aklıma çok şey geldiği için toparlayamıyorum. Daha sonra belki biraz daha derine iner ve izlenimlerimi yazarım. Şimdilik hoşçakalın…

Yorum Yok

Pages (49): « First ... « 6 7 8 [9] 10 11 12 » ... Last »