Seçimlerde Bitti Şükür Olsun…

Günlerdir dillendirdiğimiz Genel Seçimler nihayet bitti. Öngörüler, propogandalar, programlar, sevinçler ve hüzünlerle bir seçimi de geride bıraktık. Millet büyük bir çoğunlukla AKP’nin yeniden başa gelmesini istedi. Nitekim bunu seçim sonuçlarında açık ve net olarak gördük. CHP ise muhalefet olma arzusunu korumak istemiş olacak ki bu rolünü bu dönemki mecliste MHP ile paylaşacak. Ancak dikkat edilmesi gereken en büyük yenilikse Bağımsız adayların mecliste olması.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği için yapılması gereken “reform” niteliğindeki yasa değişiklikleri için mecliste çok hararetli saatler yaşanacak. Ak Partinin mevcut 340 milletvekili ile şu anda tek başına bir adayını Cumhurbaşkanı seçtirmesinin mümkün olmadığı ortada. Bu konuda yeniden girişimlerde bulunulacak ve belki de bir “uzlaşma” yolu ve “ortak aday” seçimi gündeme gelecek.

Tabi halkın Cumhurbaşkanını seçmesi durumu da referandumla belirlenebilir. Şu anda pek birşey belli olmasa bile önümüzdeki günlerde meclisin tavrı ve siyasi liderlerin hareketleri siyasi istikrarın şekillenmesine neden olacak.

Halkın büyük çoğunluğunun verdiği oylarla başa geçen AKP’yi kutluyoruz. Sonuçta milletin takdiri ile başa gelmiş bir partiye bu saatten sonra söylenecek birşey olamaz. Saygı duyuyoruz. Bu seçimlerin ülkemize hayır getirmesini diliyor ve aydınlık günler için dua ediyoruz.



10 Yorum Yapılmış

  1. pherro 23 Temmuz 2007 10:57 am

    karanlık günlere merhaba.. bu seçim sonuçlarıyla olanlara karşı ne kadar kör bi vatandaş topluluğu olduğumuzu anladım. AKP ve RTE’yi başımıza getirenlere söylecek tek söz, “Sizler Atatürk’ü ve onun kurduğu cumhuriyeti sevmiyorsunuz” helal olsun helal…

  2. admin 24 Temmuz 2007 8:09 am

    Ferhatım yorumun için teşekkür ederim. Ancak bazı noktalarda senin gibi düşünmüyorum. Neden abi dersen hemen şöyle söyleyim. Sonuçta seçim milletimizin işidir. Milletimiz AKP’yi başa getirmek istiyorsa (ki istedi) bunu sandıktaki tavrıyla gösterir. Nitekim AKP sandıktan birinci parti olarak çıktı ve milletimiz reyini onlardan yana kullanarak yönetimin bir kez daha onlara verilmesini istedi.

    Şimdi ben bu duruma saygı gösteriyorum. Ancak katılmıyorum. Çünkü 75 milyona yakın bir nüfusta oy kullanan 42 milyon seçmenin oylarının 16 milyon civarında oyunu alan bir parti kalan yaklaşık 60 milyon kişinin de yönetimini ele alıyor. Bu durumda şu geliyor akla; “Seçim Yasasının Acilen Değişmesi Lazım!”

    Şayet seçim yasası değişmezse bu tür oylama sistemi ve yönetim problemleriyle çok daha fazla boğuşuruz.

    Bakalım yeni yönetim ülkenin daha neyini satacak, neyini elden çıkaracak. Tereddütlerini çok iyi anlıyorum çünkü aynı tereddütleri bende taşıyorum. Ancak milletin takdiri noktasında saygı duymaktan başka birşey gelmiyor elimden.

    İnşallah söylemek istediğim şeyi tam anlamıyla anlatabilmişimdir.

  3. Erhan 24 Temmuz 2007 8:20 am

    Bence de “endişe duyulacak” bir sürece girilmiştir…

  4. kemal 25 Temmuz 2007 6:18 am

    bence hiç de endişe duyulacak bir sürece girilmedi. ama şu medya öyle bir girdi ki seçim sürecine. tehlike çanları son şiddet çalıyordu. ama her şeyi de eline yüzüne bulaştırdılar. bazılarının deyişiyle uzayda yaşadıklarının farkına vardılar.

    halkın her iki seçmeninden biri bir partiye oy veriyorsa bundan endişe duyulmamalı tam aksine güven duyulmalı derim.

    sessiz çoğunluk sesli azınlığın düşündüğü gibi düşünmüyor diye endişe etmenin bir manası yok bence. iktidardayken oylarını artırarak tekrar iktidara gelen bir ekibe saygı duyulmalı, halk olarak yanında olunmalı diye düşünüyorum.

    kimi kör, karanlık görüşler ise iktidardaki insanların kör, karanlık kişiler olduğunu karanlık günler getireceğini düşünmekte. halkı da çeşitli söylemlerle kandırdığını düşünmekte. hatta bazıları seçim sonuçlarının anketlere benzememesini akp’nin büyü, muska tipi şeyler yaptığı/yaptırdığı şeklinde yorumluyor.

    biz vatandaş olarak ülkemizi Atatürk’ün gösterdiği muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için elimizden geleni yapalım. çok çalışalım, çok üretelim. sonrasında zaten iktidardaki kişiler laik cumhuriyet düzenini yıkmaya kalktığında ise halk olarak birlik olup gerekeni yapmaktan aciz değiliz.

    ancak ortada hiçbir şey yokken yargısız infaza gitmek ise hiç doğru değil.

  5. Erhan 25 Temmuz 2007 7:23 am

    Yargısız infaz yapmıyoruz. AKP’nin kökenin ne olduğunu, RTE’nin görüşlerinin ne olduğunu, geçen 4.5 sene içerisinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz.

    Saygılar…

  6. admin 25 Temmuz 2007 7:28 am

    Kemal kardeşim olaya büyük bir sağduyu ve hassasiyetle yaklaşmış ancak ben Erhan’a ve Ferhat’a katılıyorum. Milletin takdirini bir yana bırakırsak bu meclis ve seçilmişlerle gerçekten “Endişe Duyulacak” bir sürece girilmiştir.

    Çünkü köken ve bu adamların nereden geldikleri bellidir. Bu yüzden söyleyecek fazla söz bulamıyorum.

    Bakalım önümüzdeki dönemde güzel yurdumuzun hangi cevherleri “elden çıkarılacak, yok pahasına satılacak”!

    Akşam gazetesinde bir köşe yazarının vermiş olduğu bir araştırma yazısını okudum. Söz konusu yazı bir Ekonomiste ait. Kendisi Yeditepe Üniversitesinde Doçent olarak görev yapmakta. Mevcut iktidarın önceki dönemde aslında nasıl 60 milyar doları buharlaştırdığını bir bir kanıtlarıyla anlatmış. Yazıyı bulursanız okuyun. Orada bu görüşün ekonomi siyaseti açıkça belli oluyor.

    Gerçekten bilmeden konuşmuyorum sadece bildiklerimi ve gördüklerimi söylüyorum.

  7. kemal 26 Temmuz 2007 6:46 am

    Akp’nin kökeni genel olarak kapatılan fazilet partisinin yenilikçiler denen kanadından geliyor. İçlerinde geçmişte kirli söylemleri olanlar var. Bunlar arasında başbakan da var. Ancak bir insan ben söylediklerimden pişmanım, düşüncelerim değişti diyorsa ben bu insanı dinlemeye değer bulurum. 4,5 yıl boyunca da dinledim. Söylediklerinde eski söylerimden bir iz bulamadım. Gerçekten dediği gibi değişmiş bence.

    Fakat medyamız olaylara, kişilere öyle bir yorum yapıyor ki sanki adamlar İran’daki şeriat sistemini Türkiye’de de uygulama gayretinde.
    “Laiklik elden gidiyor, irtica tehlikesi var, devlet satılıyor, topraklarımız ermenilere-rumlara parsel parsel satılıyor, ordu göreve vs. vs.”
    Bu tip söylemler ağızlara sakız oldu sevgili medyamızda.

    Biz sayın menderesi göremedik. Şimdilerde ders kitaplarında onun iktidarındaki dönem Türkiye’de Atatürk’ün döneminden sonraki en çok gelişme görülen dönem olarak gösteriliyor. Ama bu adam idam edilmiş.
    Sayın özalı da tam manasıyla bilmiyorum. Ancak özalın cumhurbaşkanı seçildiği zamandaki gazetelere bakıyorum. Cuma namazı kılan birisi köşke çıkabilir mi tartışmaları yapılıyor :) Bildiğimiz üzere özal’da şüpheli bir kalp kriziyle gitti. Şimdilerde onu da saygıyla anmaya başladı Türkiye. Sayın Özal’da Türki cumhuriyetlerle ilgili çok güzel işler yapmış/yapmak üzereymiş.

    Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ancak nasıl engellenmeye çalışılıyor hep beraber görüyoruz. Ancak şu yaptıkları bundan 20-30 sene sonrasında tam manasıyla görülebilecek diye düşünüyorum. Ancak o zaman da şimdi özala, menderese sövenler olduğu gibi başbakana da sövenler olacaktır.

    Sayın admini de güzel yurdumuzun hangi cevherleri satılacak endişesinde görüyorum.
    Bildiğiniz üzere devletimiz, şuan satılan yatırımları cumhuriyetin ilk yıllarında özel sektörde (savaşlardan çıkılmış olması, dünya ekonomik krizi gibi nedenlerden ötürü) para olmamasından dolayı bizzat gerçekleştirmiştir. Şimdi de özel sektör güçlendi ve devlet bu yatırımları özel sektöre satmaya başladı.

    Bence bu özelleştirmeler geç kalmış bir şey. Şimdiye kadar yapılmış olmalıydı.
    Ancak özelleştirmeler kontrollü olmalı düşüncesindeyim. Kime, ne şartlarda satılacağı iyi kararlaştırılmalı.

    60 milyar dolar vs. tipi şeylere de ben inanmıyorum. Bu ekibin bir yandan bu kadar hizmet edecek, hortumcuları ezecek bir yandan da hırsızlık yapacak bir ekip olabileceğini sanmıyorum.

    Dediğim gibi iyi şeyler yapmaya çalışanlar bir şekilde, bir şeylerle karalanıyor, halkın gözünden düşürülmeye çalışılıyor.

    Vatanımız hakkında hayırlısı neyse o olsun inşallah.
    Saygılarımla

  8. admin 26 Temmuz 2007 9:02 am

    Kemal kardeşim yorumunu baştan sona iki kere okudum. Öncelikle şu 60 milyar dolar olayına bir açıklık getireyim.

    Yorumumda yazdığım üzere bu araştırma Yeditepe Üniversitesinde bir öğretim görevlisince yapılmış. Bu öğretim görevlimiz ilgili üniversitenin Ekonomi bölümünde bir hoca. Ben onun söylediği şeyleri yazdım. Dikkat et; ben bu hükümet 60 milyar dolar çaldı demedim. Sadece yanlış politika ile 60 milyar dolar sokağa atılmış dedim. Cümlem aynen şu: “Mevcut iktidarın önceki dönemde aslında nasıl 60 milyar doları buharlaştırdığını bir bir kanıtlarıyla anlatmış. Yazıyı bulursanız okuyun. Orada bu görüşün ekonomi siyaseti açıkça belli oluyor.”

    Zaten benim işim değilir birilerini yargılayıp yalan yanlış ithamlarda bulunmak.

    Bununla birlikte şayet özelleştirme konusunda bu kadar samimiysen lütfen bana açıkla: Neden Türk Telekom 2 yıllık karı gibi bir paraya elden çıkarıldı? Neden Petkim gibi dev bir ülke kuruluşu yok pahasına satıldı?

    Kardeşim, canım arkadaşım, kesinlikle ben kimseye yersiz ve yurtsuz ithamlarda bulunmam bunu daha önce de söylemiştim. Bu satışları ve özelleştirmeleri herkes biliyor. O yüzden bunları söylüyorum. Bazı alanlarda hükümet yanlış politikalar güttüğünü söylemeli, bunu açıkça kabul etmeli.

    İyi bir girişime ve olaya imza attılarsa bunu yürekten alkışlarım ama en hassas olduğum konulardan biri olan “Gökkuşağı” projesinde Türkiye’de ki özürlü vatandaşlarımıza bir güzellik yapılacaktı. Kampanyalar, konserler düzenlendi. Sonrasında okuduk ki gazetelerden (birçok gazete yazdı duymadım diyen olamaz) bu projede fos çıkmış ve devletimiz bu proje hayata geçmeden borçlanmış.

    Ben bir fizyoterapist adayıyım, hayatımın 6 yılını da Ortopedi Tekniği eğitimi alarak geçirdim. Hep özürlü insanlarımızla çalıştım. Şimdi hassas olduğum bu konuda bile hükümet elinde bir “şaibe” görünce ister istemez hassaslaşıyorum. Bana bunu birisi açıklasın, kardeşim o öyle olmadı böyle böyle oldu desin ben ona da razıyım. Ama yok diyen de yok üzerine giden de…

    Recep Tayyip Erdoğan hakkında da söylemek istediğim çok söz var ama onun kişiliğini karalamak niyetinde değilim. Yaptığı siyaset ve görüşleri ortada. Lütfen sende bu adamın önceki dönemde yaptığı hareketlere ve konuşmalara bak.

    Menderesi ve Özal’ı ortaya sürerek demokrasi üzerinden prim yapmaya çalışıyorlar ancak yanlış yapıyorlar. Bu konuda bir girişimleri olacaksa bile bu sadece siyaset ehliyle olur.

    Lütfen halka sorun, işşizlik ve ekonomiyi sorun. Hiçbir Allah’ın kulu size “ooo ekonomi çok iyi işsizlik düştü” demez.

    Benim şu anda aynı evde kaldığım ev arkadaşım Ekonometri bölümünde okuyor. Adam bana bu hükümetin ekonomi politikasını bir bir anlatıyor. Yanlış olduğunu hatta enflasyonun bile piyasaları rahatlatmak için bilerek yanlış hesaplandığını söylüyor. Bu arkadaşım bu sene bölümünden mezun oldu ve işinin ehli bir insan.

    Ben kuru sıkı atmıyorum, savunduğum şeylerinde sonuna kadar arkasındayım.

    Bu düzeyli sohbet ve yorum içinde sana ayrıca teşekkür ederim.

  9. kemal 28 Temmuz 2007 2:29 pm

    Kusuruma bakmayınız efendim birtakım sorunlardan dolayı yorumumu biraz geç yazıyorum.

    Akşam gazetesinin web sitesine baktım. Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım. Sürekli yazan biri değilse internette olmayabilir belki. Neyse.
    Yazıyı okumak isterdim. Hükümetin yanlış politikalarla 60 milyar doları nasıl sokağa attığını bir incelemek isterdim. Eğer bahsettikleri ekonomideki yanlış politikalar yüzünden 60 milyar dolarlık kayıpsa bundan önceki hükümetlerin ekonomik kayıplarına da bakmak lazım!!

    Özelleştirmeler konusunda çok çok ayrıntı bilgim yok. Ancak genel olarak kontrollü özelleştirme taraftarı biriyim.
    Ancak Türk Telekom dediğiniz gibi iki yıllık karı kadar bir fiyata elden çıkarılmamış. Yani satılmamış. Sadece %55′i 20 yıllığına ihale ile 7 milyar 50 milyon dolara kiraya verilmiş. Yani 20 yıl, (bence özel sektöre verilmesiyle) artacak olan karın %45′ini alacağız sadece.

    Yanlış hatırlamıyorsam vakti zamanında bunu Tansu Çiller 35 milyar dolara özelleştiriyordu da yine Deniz Baykal olaya el atmıştı. Ama o zamanki özelleştirme şartları nasıldır, nedir tam bilmiyorum.
    Ama Türk Telekom’un şuan o zamanki kadar para etmeyeceği açık. Çünkü ortada cep telefonları şirketleri var artık. Rekabet ortamı var.

    Petkim’in satışıyla ilgili de çok bir bilgim yok. Ancak birisiyle sohbetimde bu petkim özelleştirmesi muhabbeti geçmişti. Orada çaycı gibi vasıfsız bir adam (bundan kaç sana öncesi dediğini tam hatırlamıyorum) 1,5 milyar kadar maaş alıyormuş.
    Böyle bir ortamda çalışsam ben de özelleştirilmesini istemem. Kapıları kapatırım özelleştirme için gelenlere :)
    Şaka bir tarafa gerçekten de diğer özelleştirilenlere baktığımızda karları artmış, iş hacmi artmış görünüyor. Çaycısı da heralde artık 1,5 milyar almıyordur petkimin.

    Hükümetin yanlış politikaları meselesine gelince:
    Hatasız kul olmaz.
    Elbette hataları olmuştur, olacaktır. Ancak yaptıkları, hatalarını örtecek kadar çok. Daha öncekilerin çoğu işe yarar bir şeyler yapmadan sürekli hata yapıyorlardı.

    Sizin yürekten alkışlamanızı gerektirecek birçok iş yaptılar bence. 2001 yılındaki ssk hastanelerindeki kuyrukları, artan enflasyon karşısında sık sık zam alan emeklilerin banka kuyruklarını ve bu kuyruklarda her hafta 1-2 öleni hatırlıyoruzdur heralde.
    İktidarın icraatlarını sayarak burada iktidarın reklamını yapacak değilim.

    En hassas olduğum konulardan biri dediğiniz projeyi inanın ben gündemi az çok takip eden biri olarak hiç görmedim. Böyle bir kampanyanın bu şekilde sonuçlanmış olmasına da inanın ben de çok üzüldüm.
    Bu konuda gerekli derneklerin gerekli mercilere gerekli girişimleri yapacaklarını ümit ediyorum.

    Recep Tayyip Erdoğan’ı ben 4,5 yıldır dikkatle takip ediyorum. Onu halkın arasından gelmiş başarılı bir başbakan olarak görüyorum. Ayrıca Tayyip Erdoğan halkımızın çoğunu memnun edebiliyor olacak ki anketlerde kime oy vereceksiniz diye sorulduğunda vatandaş ben oyumu Tayyip’e verecem diyor. (yani akp’nin oylarının bir kısmı ben tayyip’e verecem diyenlerden geldi. dikkat edin akp’ye verecem demiyor da tayyip’e verecem diyor)

    Biz Menderes gibiyiz veya özel gibiyiz diyen bir akpartili görmedim. Sadece bu 3 lideri iki derneğin yanyana koyarak gazetelere falan ilan verdiğini gördüm.
    Ben Tayyip Erdoğan için onlara benziyor falan demedim. Onların yaptıkları şimdilerde görülüyor. Tayyip Erdoğan’ın yaptıkları da bundan en az 20 yıl sonra görülmeye başlanacak demek istedim.

    CHP’nin seçimden 1-2 gün önce fiyaskoyla sonuçlanan bir reklam kampanyası vardı hatırlarsanız. Reklamda kepenkleri inmiş dükkanların fotoğrafları çekilmiş. (karşıdaki panolardaki akp reklamları da gözükecek şekilde çekilmiş bir fotoğraf) Fotoşopla dükkanların kepenklerindeki taşındık yazısı da silinmiş.
    Sonra o dükkanların sahipleri çıktılar dediler ki bizim işlerimiz çok şükür iyi. Dükkanlarımız reklamda görüldüğü gibi kapatılmadı, taşındığımızdan dolayı kepenklerimiz inik dediler.

    Chp’nin seçtiği dükkanların sahipleri sıradan vatandaşlardır sanırım. Ve onların ağzından piyasanın ne durumda olduğunu size aktarmış olayım bu vesileyle.
    (Ve ben de çevremde işler çok kötü diyeni görmedim.)

    İşsizlik ise çok küçük bir oranda da olsa düşmüş. Düşmesinden ziyade yükselmemesi sevindirici. İnşallah ileriki zamanlarda daha da düşer bu işsizlik.

    Piyasaları rahatlatmak meselesine gelince;
    ekonometride okuyan arkadaşınız piyasaları rahatlatmanın ne kadar önemli olduğunu biliyordur sanırım. Bu arkadaşınız ekonomideki rahatlamaları görüyordur sanırım. Bu arkadaşanız (özellikle yabancı) yatırımları görüyordur sanırım…

    Bir kere sabah haberlerinde bir kanalda ekonomist olsa gerek ekonomi ile ilgili bilgi veriyor. Gündemde sert bir olay yok. Hatta piyasalar o zaman (neden olduğunu hatırlamıyorum) gayet rahat. Borsa yükselişte vs.
    Adam çıkmış diyor ki;
    piyasalar rahatlamış gözükse de aslında hiç de öyle değil. Borsanın bugün büyük bir düşüş yapması bekleniyor. Yatırımcıların çok dikkatli olmasını tavsiye ediyoruz. vs.vs. Bu kanal Türkiye’nin önde gelen haber kanallarından. Hatta kafanızda soru işareti kalmasın kanalın adını da vereyim. Bu kanal, büyük medya patronunun sahibi olduğu CNNTürk.
    Böyle konuşan bir ekonomi yetkilisi adam piyasaları ne kadar etkiledi takip etmedim ama bu konuşmanın piyasaları rahatlatmayacağı açık.

    Başbakanın bunun aksine piyasaları rahatlatacak konuşmalar, gösterişler yapmasında ne sakınca var anlayamadım. Enflasyonun aslında düştüğünü veya yükseldiğini ekonomist arkadaşınız kadar bilmesem de sonuçta piyasaya yansıyan kısmı enflasyonu düşüşte gösteriyor.

    Ben de kuru sıkı atmıyorum ve söylediklerimin arkasındayım.

    (1,5 - 2 saattir bu yazıyı yazmakla uğraşıyorum. Bir daha bu kadar uzun yazamayabilirim. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.)

    Ayrıca kişisel sitenizde farklı görüşlerin tartışabilmesine olanak sağlamanızdan ötürü size teşekkür ediyorum.

  10. admin 29 Temmuz 2007 6:52 am

    Kemal kardeşim yine sana teşekkürle başlıyorum yorumuma. Bu güzel ve seviyeli tartışma için teşekkür ederim.

    Sözkonusu eksen millet ve devlet olunca insanlarımız ister istemez hassas oluyor. Bunlardan birisi de benim. Çünkü ben bir Türk genciyim ve memleketimin içinde olan kötü veya iyi sonuçlanan olaylar çok ilgimi çekiyor. Duyarsız kalamıyorum. Sende kalamıyor olacaksın ki şu andaki iktidarın yaptığı şeyler konusunda olumlu tablolar çiziyorsun.

    Şahsen yazdığın birçok şeye katılmıyorum ama yiğidi öldürüp hakkını da yemek istemem. Hükümetin ve geçmiş dönemde yapılan iyi icraatlardan her zaman övünerek bahsediyorum. Dikkat edersen hiçbir yorumumda bir siyasi görüş bildirmeden ve seviyeli, tarafsız olarak yorumlarımı dile getirdim.

    Şimdi geçmişte yaşanan olaylardan ders alması gereken bir hükümet ve muhalefet olduğunu düşünüyorum. Yapılan icraatlar ve yapılamayanlar ortada. Bunları ben çarşaf çarşaf yazsam da bas bas bağırıp söylesem de kimsenin umrunda olmayacak. Çünkü benim birey olarak bu hükümete bir yaptırım gücüm yok. Bunu bildikleri için ve ileride olabilecekleri kestirdikleri için belkide bu hükümet bu kadar ahkam kesebiliyordur. Benim nacizane görüşüm bu.

    Ekonomi politikasında geçmiş dönemlere nazaran bir büyüme olduğu kesin. Bu Türkiye’nin mevcut ekonomi büyümesine reel olarak yansımış olsa bile piyasaların ve sektörlerin durumu belli. Lütfen bu konuda daha fazla tartışmayalım, sağlık, ihracat, tekstil, ekonomi, eğitim, savunma sanayi gibi alanlarımızda yapılanlar yeterli değil. Hiçbir zamanda yeterli olmayacak. Benim bu hükümetten beklentim Türk milletinin milli gelirinin 10000$ olması değil. 7000$ olsun ama insanlar açlık sınırı altında yaşamaya devam etmesinler. İşcilere verilen komik zam arttırımları değişsin, kamu çalışanları ve emeklileri de aynı şekilde bu büyümeden nasibini alsın istiyorum.

    Yorumumun başında söylediğim gibi söz konusu ülke ve devlet olunca herşey değişiyor. Bu konuda yapılan tüm icraatları ve geçmişi halk görüyor. Şimdi %47 gibi bir oy alıp halkın takdirini kazanan bu hükümetinde 5 yıl sonra nerede olacağı bilinmez. Çünkü herşey milletin takdirine bağlıdır.

    Daha iyi bir Türkiye için kim elini taşın altına koyuyorsa ben o eli öper başımın üstüne koyarım. Ama aksini yapan olurda birşey yapıyormuş gibi görünüp yapmıyorsa ben onu yazarım, eleştiririm, gösteririm.

    Saygılar, sevgiler…

Bu yazı için yorum yapın

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture.
Anti-Spam Image