Sus, Sadece Dinle…

Sus, sadece dinle lütfen… Sana söylemek isteyipte söyleyemediğim o kadar çok şey var ki. Şimdi dinle beni, cesaretimi toplamışken, bu kadar gitmişken ileriye dinle… Üstelik, çokta değil söyleyeceklerim, sadece dinle…

Beni farkında olmadan öyle bir girdaptan çıkardın ki sana bunun için ne kadar teşekkür etsem azdır. Hayatımı ve kalan ömrümü sana borçluyum desem hiçte yanlış birşey olmaz sanırım. Seni ilk gördüğüm günden bu yana içime düşürdüğün kıvılcımı hala seni her görüşümümde yaşıyor gibiyim. Yeniden heyecanlanmak yeniden içinde birşeyler olması güzel insanın. Hele ki Yeniden Sevmek… Yeniden Aşık Olmak…

Biliyorum, bunları sana söylememin hiçbir anlamı yok. Umutsuzca, deli çırpınışlarımı yaşıyorum aslında. Lütfen kızma, bu yükü daha fazla taşıyamayacağım. Benimle ilelebet yok olmasını düşündüğüm bu sırrı en azından sana rüyalarında anlatabilmeyi çok isterdim. Belki bunun bir rüya olduğunu düşünürdün, gülüp geçerdin… Keşke böyle bir imkanım olabilse. Ama diyorum ya başaramayacağım… Umutsuz olduğunu bile bile seni sevmek hoşuma gidiyor. Hem de çok hoşuma gidiyor. Söyledim ya birşeyleri seninle değiştirdim ben seninle hayatımı yeniden buldum. Kaybetmeye niyetim yok, sen ne kadar benimle olmasan da. Yine de seni sevmek çok güzel.

Ben elimden geleni yapacağım, şuursuzca, sonunu düşünmeden seveceğim. Kazananın ben olmayacağımı bile bile seveceğim… Kimselere söylemeden, kimseye hissettirmeden içimden sürekli tekrarlayacağım. Belki yıllarca, belki bir ömür… Seni Seviyorum! Sana Aşığım!

(Bu yazıyı kime yazdığımı ve neden şimdi yazdığımı anlatmayacağım anlayışınıza güveniyorum)



2 Yorum Yapılmış

  1. Bilal Bilgi 27 Şubat 2008 3:14 am

    Yazı puanlama sistemi yokmu?
    Şöyle 5 üzerinden 1.000 puan falan versek olmaz mı?

    …Sen başkalarına gideceksin, ben yinede seveceğim. Belki sokağa her çıkışımda seni arayacağım. Gözlerim kör kulağım sağır olacak. Kokunu arayacağım her köşe başında. Biliyorum gelmeyeceksin, ama ben hep seveceğim. Bu kanayan yara hep olacak içimde. Üzülme deme bana. Yaşamadan kimse anlamaz, el ele tutuşan birbirine sevgiyle bakan çiftleri yıkılmış bir halde görmeden anlayamazsın. İnsan gördükçe anlıyor, yaşadıkça. Ben hep bu acıyı ve sen’i içimde yaşamak istiyorum. Sessiz sedasız. Gün gelecek bu acı bana mutluluk verecek; sonsuza dek sen bilmeden senin için çektiğim acılar…
    VE gün gelecek “keşke” diyeceğim. İşte her keşke dediğimde 2 satırlık cümlelere sığamayacak: belki kül tablasını doldurup taşan izmarit, belki simsiyah gökyüzüne bakıp kayboluşlarım….
    Şimdiki aklım olsa “ne pahasına olursa olsun” seni yeniden kazanmak için bu canı tereddüt etmeden sahibine iade etmeyi göze alırdım.
    Böylelikle umutsuzluktan umut ummama hiç gerek kalmazdı.
    Yada öleceğim günü sabırsızlıkla beklemeyi…

    (Bu yazıyı hangi duygularla yazdığımı anlatmayacağım, ama birilerinin yazdıklarımı anlayıp “keşke” dememeleri için bir an önce adım atmasını umuyorum)

  2. webthese 27 Şubat 2008 11:25 am

    Eline sağlık Bilal gerçekten çok güzel olmuş. :) Senin yazıyı puanlasak olmaz mı?

Bu yazı için yorum yapın

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture.
Anti-Spam Image